Blog Arşivi: Uncategorized

DOĞAL AĞRI KESİCİLER NELERDİR?

ZEYTİNYAĞI

Lezzetli olmasının yanı sıra doğanın bize verdiği, pek çok ağrıya ve duruma iyi gelen bir ilaçtır. Saf sızma zeytinyağı kullanmanızı öneririz. Bu marketlerde satılanlardan daha sağlıklıdır.

Araştırmalar, zeytinyağının ağrıyı azaltabilme özelliğiyle bir ilaç işlevi görebileceğini göstermiştir. Bu doğal bir tedavi sağlar ve aynı zamanda (bu tür kimyasal ilaçları sürekli olarak alan insanlarda) kan pıhtısı oluşumu, Alzheimer hastalığına veya kansere neden olma konusunda daha az sağlık riski taşır.

BALIK YAĞI:

Omega-3 yağ asitleri içermesi nedeniyle balık yağı yoğun ağrıya neden olan ve ayrıca artritin nedenlerinden biri olan lökotrien ve sitokin gibi inflamatuar kimyasal maddelerin üretimini bloke edebilir.

ÜZÜM:

Günümüzde bilgisayar kullanımı veya televizyon karşısında doğru oturmama sonucu sıkça görülen sırt ağrılarını tedavi etmeye yardımcı olur.Üzümün anti-inflamatuar özellikleri bel bölgesindeki kan akışını arttırır ve böylece ağırları azaltır.

 

YULAF:

Yulaf vücudunuz açısından faydalı pek çok özelliğe sahiptir. Bu nedenle yulafı kahvaltıda sütle, portakal suyuyla ve yoğurtla birlikte tüketmenizi öneririz.

 

SARIMSAK:

Sarımsak adeta bin bir özelliğe sahiptir ve ağrı kesici özelliği bunlardan sadece bir tanesidir. Bu, artrit kaynaklı eklem ağırlarına iyi gelmektedir. Sarımsaktan tam anlamıyla faydalanabilmek için, bir diş sarımsağı soyun ve onu bir çorba kaşığı yağda ısıtın. Bu, artrit kaynaklı eklem ağırlarına iyi gelmektedir. Sarımsaktan tam anlamıyla faydalanabilmek için, bir diş sarımsağı soyun ve onu bir çorba kaşığı yağda ısıtın. Bunu ağrıyı hissettiğiniz bölgeye uygulayın ve etkisini göstermesini bekleyin. Ağrının derhal hafiflediğini ve rahatsızlığın elimine edilmeye başladığını fark edeceksiniz.Sarımsağı ayrıca diş ağrısını tedavi etmek için de kullanabilirsiniz. Bunun için üç diş sarımsağı ezin ve bunu bir miktar tuzla karıştırın. Bunu sizi rahatsız eden dişe uygulayın ve birkaç dakika bu şekilde durmasına izin verin. Bunun üreteceği salya ve sarımsağın saldığı sıvı diş ağrınızı (en kötüsünü bile) kısa sürede geçirecektir.

ELMA SİRKESİ:

Bu sirke, salatada kullanılmasının yanında mükemmel bir ağrıkesicidir. Bu sirkenin tüm vücutta dolaşan alkalin etkileri mevcuttur. Elma sirkesi, midenin üst kısmındaki asidite ve inflamasyonu hafifletmektedir. Bunun faydalarından yararlanmak için bir çorba kaşığı sirkeyi bir fincan suyla karıştırın. Bunu asit reflüsü deneyimlediğinizde içerseniz mükemmel sonuçlar alırsınız.

PAPATYA :

Papatya çayı kaslardaki inflamasyonu azaltmanın yanı sıra sinirleri yatıştırmada da oldukça etkilidir. Bu, vücudunuz için faydalı bolca özelliğe sahiptir. Papatya, sırt, boyun ve bel ağrılarınızı hafifletmeye yardımcı olur.

 

 

 

 

Kabak Çekirdeği Hangi Hastalıklara İyi Geliyor ?

KABAK ÇEKİRDEĞİ

 

Yüksek oranda magnezyum, bakır, demir ve çinko deposu, manganez besin değerleri içeren Kabak Çekirdeği, aynı zamanda K vitamini, E vitamini, B2 vitamini gibi vitamin açısından da zengindir.

Kabak çekirdeği, beyin sağlığı için çok önemlidir. Bir avuç kabak çekirdeği günlük çinko ihtiyacını karşılarken hafızayı güçlendirmeye de yardımcı olur.

Kabak çekirdeği, kalbin sağlıklı olarak kalmasını sağlayacak iyi bir antioksidan, çinko, magnezyum ve yağ asitleri kaynağıdır.

Saç için mucizevi bir besin kaynağıdır. Saçlara parlaklık kazandırır. Saçların güçlenmesine yardımcı olur.

Yüksek miktarda çinko içeren kabak çekirdeği, bağışıklık sistemini güçlendirir ve virüslerin vücudunuza girmesini önleyerek soğuk algınlığı gibi hastalıkların önüne geçer.

İçeriğindeki çinko sayesinde özellikle kemik erimesine karşı koruma sağlar.

İçerdiği A vitamini sayesinde cildin hasarlı olan doku ve hücrelerini onarır.

Amino asit bakımından zengin olan kabak çekirdeği uyku düzenin de fayda sağlayıp kaliteli uyku çekmek adına yararlıdır.

Antioksidan, sağlıklı lifler ve yağlar içeren kabak çekirdeği karaciğeri koruyarak güçlenmesini sağlamaktadır.

Kabak Çekirdeği, vücuttaki iskelet ve diş yapısını korumaya yardımcı olmaktadır. Kabak Çekirdeği kemiklerin güçlü kalmasında önemli rol oynar.

Kabak çekirdeği, protein ve lif bakımından oldukça zengindir. Bu özelliğiyle kilo vermenize yardımcı olur.

 

KABAK ÇEKİRDEĞİ HANGİ HASTALIKLARA İYİ GELİR?

Kabak çekirdeği uyku sorunlarının giderilmesi, göz ve cilt hastalıklarından korunabilmek açısından önemli bir mineraldir.

Kalp ritminin korunması ve tansiyonun düzelmesi gibi metabolik rahatsızlıklar üzerinde olumlu etkileri görülmektedir.

Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyon hastalıklardan korunmaya yardımcı olmaktadır.

Bağırsak ve kan damarlarının fonksiyonlarının iyileşmesine sağlamaktadır.

Kabak Çekirdeğinin içerisinde barındırdığı besin maddeleri sayesinde stres ve depresyona iyi geldiği saptanmıştır.

Kabak Çekirdeği, kalp krizi ve felç gibi hastalıkları da önleyici özelliği bulunmaktadır.

Kabak çekirdeğinin içindeki lignanin maddesi göğüs kanserinin önlenmesinde etkili bir rol oynar. Ayrıca meme, mide, akciğer, prostat ve kolon kanseri gibi kanser türlerine karşı da koruma sağladığı belirtilmiştir.

Kabak Çekirdeği vücuttaki iltihaplanmalara karşı mücadele eder. Hücreleri zararlı serbest radikallere karşı korumada kalkan görevi görür. Bu sayede vücudu hastalıklara karşı korumaktadır.

Yüksek oranda lif içermesi sayesinde şeker hastalığı, kalp hastalığı, obezite gibi hastalıkları yakalanma oranını azaltmaktadır.

Kabak Çekirdeği bağırsaklardaki parazitleri yok etmekte ve böbrek taşı oluşumunu engellemektedir.

KABAK ÇEKİRDEĞİNİN ZARARLARI NELERDİR?

Kalori bakımından yüksek olduğu için sağlıklı beslenen kişilerin dikkatli tüketmeleri öneriliyor.

Kabak çekirdeği aşırı ve bilinçsiz tüketildiği zaman kişilerde kilo sorununa neden olabiliyor.

Aşırı tüketilmesi halinde kişilerde ishal gibi sorunlara yol açabiliyor.

Özellikle cilt sorunu yaşayan kişilerin kabak çekirdeğini tüketirken dikkatli olmaları gerekiyor. Aksi halde ciltte sivilce gibi olumsuzluklara neden olabiliyor.

Mide rahatsızlığı çeken kişiler kabak çekirdeğini günde bir tutamdan fazla tüketmemeleri öneriliyor.

Muz Kabuğunun Cilde Faydaları

Muz kabuğunun faydaları nelerdir?

•Antioksidan özelliğiyle vücudu temizler.
•Sivilcelere iyi gelir. Muz kabuğuyla yüzünüzü 5 dakika boyunca masaj yaparak ovmak sivilceleri söndürmeye yardımcı olur. Doğal antibiyotiktir.
•Muz kabuğu cildi nemli tutar. Cildi pürüzsüzleştirerek sağlıklı bir görüntü oluşturur.
•Eğer muz kabuğunu başınızın ağrıyan kısmına koyup bekletirseniz, ağrınızı azaltır.
•Sivrisinek veya böcek ısırıklarına iyi gelir. Isırıkların üzerinde bekletilmelidir.
•Göz kapaklarınıza koyup bekletirseniz gözlerinizi zararlı ışınlardan korur ve göz sağlığınızı iyi yönde etkiler.

 

Muzun faydaları nelerdir?

•Muz sindirime yararlıdır. Sindirim bozukluklarını düzeltir. Lif açısından oldukça zengindir ve kabızlığa iyi gelir.
•Potasyum açısından zengin olan muz, böbrekler için de faydalıdır.
•Muz, kalp sağlığı için oldukça önemlidir. Kan basıncını dengeler ve kalp kaslarını güçlendirir.
•Yüksek potasyum ve düşük tuz içeren muz, tansiyona iyi gelir.
•Saçları güçlendirir, kırılmasını önler.

 


•Tok tutucu özelliği olan muz, sık sık yemek yemeyi azaltır.
•Enerji verir.
•Cilt rahatsızlıklarını gidermede yardımcıdır. Siyah noktaları ve akneleri azaltır.
•Muz kansere yakalanma riskini azaltır.
•A, C ve E vitaminlerini içerdiği için göz sağlığına faydalıdır.
•Muz kalsiyum içerir; böylelikle kemikleri güçlendirmede yardımcıdır.
•Kas ağrılarına ve kramplarına iyi gelir.
•Mideyi korur ve reflü gibi mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
•Muz böbrek kanseri riskini azaltır.

Milli İçeceğimiz Çay ‘ın Saymakla Bitmeyen Faydaları

Gün içinde en çok tükettiğimiz içeceklerin başında gelen vazgeçilmezimiz siyah çayın bilinmeyenlerini ve sağlığa faydalarını, Diyetisyen Sanem Apa Doğan şu şekilde anlattı:
1. Daha iyi çalışan kalp: 2009 yılında yapılmış bir çalışmada günde 3 – 4 fincan siyah çay içen kişilerde; çevresel etkenlerle birlikte değerlendirildiğinde, inme riskini günde 1 fincan içenlere göre % 21 oranında azalttığını göstermiştir. Harvard’ta yapılan başka bir çalışma ise kalp krizi riskini % 44 oranında azaltabileceğini göstermiştir. Kötü kolesterol dediğimiz LDL kolesterol seviyesini ise % 11 oranında düşürebilir.
2. Kansere karşı koruyucu: Yapılan çalışmalar siyah çay tüketimi ile alınan polifenol ve kateşinlerin bazı kanser türlerinin oluşumuna karşı koruyucu etki yarattığını göstermiştir. Örneğin düzenli olarak günde 2- 3 fincan siyah çay içen kadınlarda meme ve over (yumurtalık) kanseri oluşumunun azaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca akciğer kanseri gelişimini de azaltabilir.
3. Sağlıklı kemikler: Siyah çayda bulunan fitokimyasallar ile düzenli tüketim sağlandığında güçlü kemikleri destekler, kemik yoğunluğuna katkıda bulunur, osteoporoz ve artrit riskini azaltır.
4. Diyabet riskini azaltır: Özellikle Akdeniz Bölgesi’nde yaşayan yaşlı bireyler ile yapılmış çalışmalar da düzenli olarak günde 1- 2 fincan siyah çay tüketimi yapıldığında, Tip 2 diyabet oluşumunun % 70 oranında düşürülebildiği ihtimali üzerinde durulmuştur.
5. Ağız Sağlığı: Yapılan çalışmalar siyah çayın plak oluşumunu azalttığı ve çürük oluşumuna neden olan bakteri gelişimini kısıtladığı üzerinde duruyor. Siyah çayda bulunan polifenoller, ağız boşluğunda bulunan bakterilerin diş plak oluşumunu ve yapışkanlık tadına neden olan enzimlerin gelişimini engelliyor.
6. Ağırlık denetimi sağlar: Özellikle karın çevresi yağlanmasını azaltırken, yağ yakımını ve ağırlık kaybını destekleyici etki gösterir.
7. Antioksidanlar: Polifenol içeriği yüksek olan siyah çay, DNA hasarını engelleme ile ilişkilidir. Tütün ve diğer toksin maddelerden kaynaklı olarak oluşan bu DNA hasarı için özellikle meyve ve sebzelerle desteklenmiş bir diyette siyah çayın yeri mutlaka olmalıdır. Açık ve limon ilave edilerek içilen çay ile antioksidan alım kapasitenizi arttırmanız kolaylaşır.
8. Stresi azaltır: Siyah çayda bulunan L- theanine rahatlama ve uzun süreli daha iyi konsantrasyon sağladığı çalışmaların ortak sonuçlarıdır. Gün içerisinde ortalama 2- 3 fincan siyah çay tüketildiğinde stres hormonu olan kortizol seviyesinin düştüğü gözlemlenmiştir.
9. Güçlü bağışıklık sistemi: Siyah çay, içeriğindeki alkylamine antijenleri ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Siyah çay virüsler ile savaşır. Bu da sizin bağışıklık sisteminiz için koruyucu kalkan olur.
10. Düzenli sindirim sistemi: Bağışıklık sistemini geliştirmeye ek olarak siyah çayda bulunan tanenler aynı zamanda mide ve bağırsak hastalıkları üzerinde iyileştirici etki sağlar ve sindirim sistemi aktivitesinin azalmasına yardımcı olur.
11. Enerji arttırır: Yüksek kafein içeriği olan diğer içeceklere göre siyah çayda bulunan düşük kafein oranı kan akışına yardımcı olurken, beyin fonksiyonlarını da güçlendirir. Ayrıca metabolizma ve solunum sistemiyle kalp ve böbrekleri de uyarır.
12. Mutluluk faktörü: Doğru şekilde toplanmış ve kurutulmuş çay yapraklarından elde edilen siyah çayı demlediğinizde size mutluluk vermez mi? Hem de bunu tüm vücut fonksiyonlarını korurken yaparsa. Bu nedenle doğru şekilde toplanmış, doğru markaları tercih etmeli.

Siyah çay içerken dikkat! Siyah çayın yan etkileri

  • Güvenilir şekilde toplanmış, kurutulmuş ve paketlenmiş siyah çayı tercih etmelisiniz.
  • Koyu ve bayat çayları içmeyiniz.
  • Demir eksikliği olan kişilerde çay özellikle yemeklerden hemen sonra içilmemeli en az 30 dakika beklenmelidir.
  • Yaşlılar, çocuklar ve hamileler açık şekilde mümkünse limonlu çay içmeyi tercih etmelidirler.
  • Doğru beslenme alışkanlıkları içinde gün içerisinde 3- 5 fincan siyah çay içebilirsiniz.
  • aşırı çay içmek demir eksikliğine bağlı anemiyi arttırabilir
  • Aşırı siyah çay içmek çarpıntıya neden olabilir
  • Bazı durumlarda kanın pıhtılaşmasını yavaşlatabilir
  • Hipertansiyonu olan kişilerde sorunlar yaratabilir.

Çekirdek Çitlemenin Faydaları

ÇEKİRDEĞİN FAYDALARI NELERDİR?

– Strese karşı oldukça etkili ve doğal bir tedavi seçeneğidir.

– Anksiyete ile mücadele eden kişiler tarafından düzenli olarak tüketilmesi tavsiye edilir.

– Depresyona iyi gelir ve doğal bir antidepresan yerine geçebilir.

– Unutkanlığı giderir ve hafızayı güçlendirici etkileri ile bilinir.

– Tok tutucu özelliğe sahiptir. Bu nedenle yüksek kalorili atıştırmalıklardan ziyade sağlıklı ve doyurucu bir ara öğün olarak tüketilebilir.

– Her gün bir avuç tüketilmesi, bir kişinin günlük olarak alması gereken birçok besin değerini rahatlıkla karşılayabilmektedir.

– B1, B5, folik asit ve E vitamini içeriği ile söz konusu vitaminleri vücuda alabilmek için tercih edilebilecek en doğal seçeneklerden birisidir.

– Hem kalbi hem de kardiyovasküler sistemi koruma özelliğine sahiptir.

– Panik bozukluk rahatsızlığından muzdarip olan kişilere doktorlar tarafından da tavsiye edilir.

– Beyin fonksiyonlarını güçlendirir.

– Kan basıncını düzenler ve dolaşım sistemine destek olur.

– Zengin oranda magnezyum içeriği sayesinde özellikle bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve bu sayede kişilerin çeşitli hastalıklara karşı direnç kazanmalarına olanak verir.

– Sinir sistemini düzenler.

– Alzheimer hastalığında tamamen doğal bir yardımcı tedavi olarak tüketilebilir.

– Duygu durumunu düzenler ve kişilerin kendilerini çok daha rahat hissedebilmelerine imkan verir.

– Kan şekeri seviyesini düzenleme özelliğine sahiptir.

– Protein sentezine destek olur.

– Tiroit bezlerinin daha düzenli şekilde çalışmalarını sağlar.

– Tırnak yataklarında beyazlaşma görülen kişilerin her gün 1 avuç tüketmesi yaşanan sorunu kısa sürede giderir.

ÇEKİRDEĞİN ZARARLARI NELERDİR?

Ay çekirdeğinin faydalarından söz ederken zararlarını da göz ardı etmemek gerekir. Zira özellikle aşırı miktarda tüketildiği takdirde özellikle sivilceye müsait olan ciltlerde olumsuz anlamda etki gösterebileceği bilinmektedir. Cilt yapısını bozabilecek ve cildin aşırı yağlanmasına neden olabilecek olan ay çekirdeği bu nedenle günde en fazla 1 avuç olacak şekilde tüketilmelidir. Bunun yanı sıra tuz oranının yüksek olması, yüksek tansiyon problemi yaşayan kişilerin de yine ay çekirdeğini dikkatli tüketmelerini gerektirmektedir. Son olarak ay çekirdeğinin çok tüketilmesinin bazı ağız içi sorunlara sebebiyet verebileceği de unutulmamalı ve ağız içerisinde yanma ya da dudak kenarlarında acı hissi yaşamamak için tüketim esnasında abartıya kaçılmamalıdır.

Yoğurt Suyunun Faydaları

  • Yoğurt suyu B2 vitamini bakımından zengindir. B2 Vitamini ise vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteinlerden daha fazla faydalanmasına yardımcı olur.
  • Yoğurt suyunun içerisindeki bakteriler anti kanserojen etkiye sahiptir ve bu sebeple yoğurt suyu tüketimi kanser hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur.
  • Yoğurt suyunun içerisinde yer alan probiyotikler ise kötü huylu tümörlerin gelişiminin önlenmesine yardımcı olur.

  • Çocuklardaki büyüme geriliğinin nedenlerinden bir tanesi olan B2 Vitamini eksikliği, yoğurt suyu tüketimi ile önlenebilir. Böylece çocukların hem zihinsel hem fiziksel gelişimleri düzgün bir şekilde gerçekleşir. Elbette kullanım öncesi çocuğunuzun doktoruna danışmanız gerekir.
  • İçeriğindeki kalsiyum ve potasyum sayesinde dişlerin ve kemiklerin oluşumuna olumlu etki eder.
  • Yoğurt suyunun kadınlardaki istenmeyen tüylerin bitkisel çözümünde de kullanılabileceği söylenmektedir.
  • Yoğurt suyunun bir diğer faydası böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olmasıdır. Böbrek kumu ya da ufak çaplı böbrek taşı problemi yaşayanların yoğurt suyu tüketmesi önerilir. Bu suyun bileşenleri böbrek taşlarını eriterek zararsız parçalar halinde, idrarla vücuttan atılmalarına yardımcı olur.
  • Yoğurt suyunun cilde de çeşitli faydaları olduğu bilinmektedir. Bu faydaların arasında cilt sivilcelerini ve lekelerini tedavi etmesi, cildi beslemesi yer alır. Bu sebeple yoğurt suyunu diğer bitkisel maskelerinizle beraber kullanabilir ve cildinizi güzelleştirmesine izin verebilirsiniz.

  • Yoğurt suyu hem uzun süre tok tutması hem de çok az kalori içermesi sebebiyle diyetlerde rahatlıkla kullanılabilir. Ayrıca vitamin ve mineral bakımından zengin olması sebebiyle de yaptığınız diyetin vücudunuzu yıpratmasına engel olur.
  • Yoğurt suyunun tiroid bezlerinin çalışmasına ve guatr rahatsızlığının önlenmesine yardımcı olduğu iddia edilir.
  • Yoğurt suyu tüketimi vücuttaki zararlı toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  • Yoğurt suyunun diyabet hastalarında şekeri düşürdüğü iddia edilir.
  • Kabızlığa karşı yoğurt suyu kürü uygulanabilir. Bunun için 1 hafta ya da 10 gün boyunca, günde 2 kez az miktarda tüketilmelidir. Özellikle uzun antibiyotik tüketimi sonrası bağırsak florasını dengelemek için kullanılabilir. Bu kürün bağırsaklardan kaynaklanan sindirim problemlerine de iyi geldiği söylenir.
  • Yoğurt suyu sinüzit için de kullanılabilir. 1 bardak öğleden önce, 1 bardak öğleden sonra yaklaşık 1 çay bardağı yoğurt suyu tüketimi ile beraber üçüncü dördüncü günden itibaren burun akmaya başlar.

Yoğurt Suyu Hakkında Bilmeniz Gerekenler Nelerdir?

  • 100 ml yoğurt suyu sadece 20 kaloridir. Bu sebeple de yukarıda da belirttiğimiz gibi diyet yapan kişiler tarafından rahatlıkla tüketilebilir.
  • Yoğurt suyunu ayrana ya da çorbaya karıştırarak tüketebilir, yemeklerin, keklerin ya da kurabiyelerin yapımında kullanabilirsiniz.
  • Yoğurt suyu A, B12, B2, B6 ve D Vitaminlerini içerir.
  • Yoğurt suyunun içerisinde bol miktarda bulunan B2 Vitamininin eksikliği durumunda ağız ve göz kenarlarında yaralara ya da çatlamalara rastlanabilir.
  • Elbette en güzeli marketten satın almaktansa, evde kendi yoğurdunuzu hazırlamaktır. Evde yoğurt yapmak ise sandığınız kadar zor değildir. Kolay yoğurt yapımı için yazımızın sonunda yer alan videoya göz atabilirsiniz. Tabii ki yoğurdunuzu bu videodaki gibi hazırlamak zorunda değilsiniz, bu videoyu sizlerle paylaşmamızın nedeni sadece size fikir vermek.
  • Yukarıda yer alan faydalar kesinlikle tanı ya da tedavi için kullanılmamalıdır. Herhangi bir sağlık problemi ile karşılaşmanız durumunda yapmanız gereken hekime görünmektir. Aynı şekilde, bir rahatsızlığınız varsa ve bunun için yoğurt suyu kullanmak istiyorsanız da yine hekiminize danışmadan hareket etmemeniz gerekmektedir.

Yaşam Kalitenizi Arttırmanın Yolları

1.Hareket edin.

Mutlaka egzersiz yapın.  Sporu hayatınıza dahil etmek size bir çok yönden fayda sağlar.  Geceleri rahat uyursunuz ve gün için de daha zinde hissedersiniz.  Mümkünse sabahları egzersiz yapmaya çalışın.  Sabah egzersizleri kan dolaşımınızı hızlandırarak daha kolay ayılmanızı sağlar.  Stresten kurtulursunuz ve işinize daha kolay odaklanabilirsiniz.

2. Bugünün işini yarına bırakmayın.

”Yarın” henüz varolmamış hayali bir kavramdır. İnsanlar çoğu zaman ”Yarın hallederim şimdi vaktim yok.” cümlesini kurar. Fakat bunun asıl sebebi üşengeçliktir. Ayrıca bugün yapmanız gereken bir şeyi ertelemek yarının yükünün artması demektir. Ertelememek düzenli yaşamın ve başarının sırlarından yalnızca biridir.

3. Kitap okuyun.

Kitap okumayı ihmal etmeyin. Okumak kelime haznenizi ve hayal gücünüzü genişletir, yaratıcılığınızı arttırır.

4. Para biriktirin.

Para harcayarak kendinizi mutlu etmeye çalışmayın ve gereksiz harcama yapmaktan kaçının. 5-10 yıl içinde bunu yaptığınız için kendinize müteşekkir olacağınız kesin. Yarın ne olacağı belli olmaz.

5. Gülümseyin, hatta kahkaha atın.

Gülümsemeyi ve kahkaha atmayı ihmal etmeyin. Kötü bir gün mü geçiriyorsunuz? İlk iş gülümseyin. Hatta biraz daha zorlayın ve ağzınız kulaklarınıza varsın. Sadece mutlu olduğunuzda gülümsemek zorunda değilsiniz. Çünkü gülümsemek ya da kahkaha atmak da sizi mutlu eder. En kötü ihtimalle komik video seansı düzenleyin; mutlaka yardımı dokunacaktır.

6. Kendinize vakit ayırın.

Hayatınızı daha iyi bir hale getirmenin ilk koşullarından biri de kendinize vakit ayırmaktır. Bunun için kendinizi dinlemeli ve dinlendirmelisiniz

7. Kendiniz olun.

Kendiniz olmaktan korkmayın. Başkaları ne düşünür diyerek yaşadığınız hayat asla sizin olmamış bir hayattır. Sizi olduğunuz gibi kabul edemeyen insanlar hayatınızdan çıkıp gitmekte özgür. Aslında oldukça basit. Tabii eğer herkesten aynı eleştirileri alıyorsanız durup düşünmenin vakti gelmiş olabilir. Kendinizi sorgulamaktan da kaçmayın.

8. Seyahat edin.

Seyahat etmek ve farklı yerler görmek kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Otobüs, uçak, tren ya da belki bir bisiklet ile… Yeni insanlarla ve kültürlerle tanışmak size unutulmaz deneyimler yaşatabilir. Hatırlamaktan zevk alacağınız anılarınız ve daha geniş bir bakış açınız olur.

9. Yeniliklere açık olun.

Her şeyi bilmeniz ya da anlamanız pek mümkün değil. Bunun farkında olmanız açık görüşlü olmanız için yeter de artar.

10. Sevmeyi öğrenin.

İnsanlarla aranıza sınırlar koymaktan vazgeçin ve karşılıksız sevin. Kırılsanız da geçeceğini ve daha güçlü olacağınızı unutmayın.

11. Merak edin.

Heyecanınızı yitirmeyin ve ”Neden?” diye sorun. Bu çok güçlü bir sorudur ve size birçok kapıyı açar. Bir dahaki sefere size söylenenlerin üzerine nedenini sorun ve öğrenin. Değişimi farkedin.

12. Hayallerinizin peşinden gidin.

Sevdiğiniz şeyleri yapmayı unutmayın ve yaptıklarınızdan zevk alın. Tutkularınızın ve hayallerinizin size yol göstermesine izin verin. Daha iyisini ya da fazlasını yapabileceğinizi biliyorsanız durmayın. Sahip olduklarınızın kıymetini bilin ama kanaatkar olmayın.

13. Kendinizi sevin.

Her şeyden önce kendinizi sevin ve kendinize saygı duyun. Sonrasında aynı şeyleri karşınızdakilerden bekleyebilirsiniz.

14. Mutlu olmayı öğrenin.

 

Hayatınızda yalnızca olumsuzluklara odaklanmayın. Herkes zor dönemlerden geçebilir ama önemli olan onlardan sonra daha güçlü ve deneyimli olabilmektir. Eğer üzgün ya da mutsuz hissediyorsanız birkaç dakikalığına durup düşünün. Hayatınızdaki her şey kötüye gidiyor olamaz; iyi şeyleri görmezden gelmeyin. Mutlu olmanın yollarından en önemlisi de bir şeyleri olduğu gibi kabul edip ve ona göre hareket etmektir.

 

 

Kavun Maskesi

Güzelleştiren Kavun Maskesi Hazırlanışı:

1 dilim kavun
2-3 adet badem
1 tatlı kaşığı limon suyu
2-3 tatlı kaşığı süt

Önce bademler karıştırıcıdan geçirilerek püre haline getirilir. Ardından, karıştırıcıya süt ve kavun da eklenerek malzemeler güzelce karıştırılır. Son olarak limon suyu eklenir ve maske hazırlanmış olur. Temiz  cilde, 15 dakika bekletilerek uygulanır. Buz gibi suyla yüzü yıkayarak cilde şoklama yapılır. Kavun maskesini, haftada 1 defa uygulamanız yeterli olacaktır. Düzenli kullanımla pürüzsüz, nemli ve taze bir cildi izlemenin keyfini haydi sizde yaşayın.

 

Kavun Maskesinin Cilde Faydaları Nelerdir?

  • Cildi temizler ve nemlendirir. Kavunun özellikle kuru cilt tipine sahip kişiler için ideal bir bakım sunduğunu söylemek mümkündür.
  • Siyah noktaların giderilmesine yardımcı olur.
  • Cilt lekelerini azaltır ve yeni lekelerin oluşmasını engeller.
  • Ciltteki yağlanmayı azaltır.
  • Sivilce oluşumunu önler.
  • Cildi yumuşatır.
  • Cildi serinleterek,  ferah bir his yaratır.
  • En az bir yaz boyunca düzenli yapıldığı takdirde cildi gençleştirir.
  • Anti aging etkisi vardır. Cildi sıkılaştırır. Ciltteki henüz derinleşmemiş kırışıkları giderir. Yaşlanma belirtilerini geciktirir.
  • Cilde kadifemsi bir görünüm kazandırır.
  • Ciltteki gözeneklerin açılmasını sağlar. Böylelikle cilt yenilenir ve sağlıklı bir görüntü kazanır.
  • Göz altı morluklarının oluşumunu azaltır.

Kavun Maskesinin Herhangi Bir Yan Etkisi Veya Zararı Var mıdır?

Cilt için oldukça faydalı olan kavun maskesinin bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte kavuna ya da maske içerisindeki herhangi bir maddeye alerjiniz olma ihtimalini göz önünde bulundurmanızı öneririz. Bu nedenle her ne olursa olsun, ilk kez yapacağınız maskelerde, maskeyi uygulamadan önce basit bir alerji testi yapmayı unutmayın. Alerji testi için tek yapmanız gereken; maskeyi önce elinizin üzerine sürerek 5-10 dakika bekletmek. Eğer karışım elinizde kızarıklık veya kaşıntıya sebep oluyorsa maskeyi kesinlikle kullanmamalısınız.

 

 

Kavunun Diğer Faydaları Nelerdir?

Kavun sadece cildi güzelleştirmiyor, sağlığımıza da olumlu etkilerde bulunuyor. İşte yaz aylarının gözde meyvesi kavunun inanılmaz faydaları…

  • Yemekten önce yenildiği takdirde hazımsızlığı önler.
  • İdrar söktürücü özelliği vardır.
  • Yanıkların hızlı bir şekilde iyileşmesini sağlar. Serinletici özelliğiyle yanık acısını hafifletir.
  • Böbrek sağlığı için faydalıdır. Böbrek taşlarını ve kumlarını dökmeye yardımcıdır.
  • Romatizma ağrılarını hafifletir.
  • Kavun çekirdeğinin kaynatıp suyunu içmek karaciğer hastalıklarına iyi gelir.
  • Etin hızlı bir şekilde pişmesini istiyorsanız, pişirirken içerisinde kavun kabuklarından bir parça ilave edebilirsiniz.
  • Kanı temizler.
  • Kansızlığa iyi gelir.
  • Antioksidan özelliği ile vücudu temizler. Kanserle mücadele eder.
  • Orta boy bir kavunun yarısı günlük C vitamini ihtiyacının neredeyse tamamını karşılar.
  • Uyku sorunlarının giderilmesine yardımcıdır.
  • Kalp ve damar rahatsızlıklarına iyi gelir.
  • Kırmızı kan hücrelerini uyararak bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • İçeriğindeki beta karoten ile göz sağlığını korur.
  • Sigaranın akciğerlere verdiği zararı azaltır.
  • Kadınların adet döneminde yaşadığı sıkıntıları azaltır.
  • Kilo vermeyi kolaylaştırır.
  • Bağırsak sağılığı için faydalıdır.
  • Diş ağrılarını azaltır.
  • Egzama gibi cilt sorunlarının giderilmesinde etkilidir.
  • Kabızlığı giderir.

 

 

Dondurmanın Faydalarını Okuyunca Şaşıracaksınız !

KANSER RİSKİNİ AZALTIR: Dondurmadaki kalsiyum içeriği de kolon kanserinin şansını azaltmaya yardımcı olur. Kalsiyum yüksek riskli bireyleri kolorektal veya kolon kanserine yol açabilen polipleri geliştirmekten koruyor ve kalsiyum desteğinin sona ermesinden sonra uzun süren yararlar görüyor.

ENERJİ VE VİTAMİN KAYNAĞIDIR: Vücudun enerji üretmesine yardımcı olan karbonhidratlar, yağlar, proteinler açısından zengindir. Yağda çözünen A, D,E,K, ile suda çözünen B kompleks , C vitaminlerini içerir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DESTEKLER: İçeriğindeki laktoferrin ve sitokinler , vücudun savunma sistemini güçlendirir. Özellikle influenza(grip) virüsüyle savaşır , hastalığın iyileşme sürecini destekler.

MUTLULUK VERİR: Dondurma, uyku, öğrenme ve genel ruh hali durumlarında yardımcı olmaktan sorumlu olan serotonin olarak da bilinen beyin kimyasalını , Trombotinin’i uyarır.

 

DONDURMANIN MUCİZEVİ YARARLARI

*İçerisinde A vitamini B6 vitamini B12 vitamini C vitamini D vitamini E vitamini bulunur. Ayrıca tam bir K vitamini kaynağıdır.

*Dondurmanın içerisinde kemik ve diş sağlığının korunmasında , kas kasılmasında kanın pıhtılaşmasında , kolon kanserinin önlenmesinde önemli bir role sahip olan kalsiyum bulunmaktadır.

*İçerisin de bulunan serotonin ve dopamin hormonları sayesinde bolca enerji ve mutluluk verir.

*Kan basıncını dengeleme,  hücre yenileme gibi yararları söz konusudur.

DONDURMA TÜKETİRKEN BUNLARA DİKKAT EDİN…

*Çözülmüş dondurmayı tekrar dondurmayın.

*Yırtık ambalajlı dondurmaları almayın.

*Üzerinde buz ve kristal parçaları oluşan dondurmaları tüketmeyin.

*Son kullanma tarihini mutlaka kontrol edin.

*Aldığınız dondurmanın hijyenik koşullar da üretilmesi çok önemli. Dondurma , güvenilir ve bilinen marketlerden veya satış noktalarından alınmalıdır.

Cildinize Güzellik Katacak Püf Noktalar

Tükettiğiniz gıdalar cildinizi yakından ilgilendirir ve görünümünü büyük ölçüde etkiler. Besin değeri yüksek gıdalarla beslenme, vücut için gereken vitamin ve minerallerin düzenli olarak alınması genel sağlığınız kadar cildinizin sağlığı içinde önemlidir. Vitamin ve mineraller cildinizin esnek olması ve kırışıklık oluşumunu geciktirmek için gereken elastik liflerin üretimi için kullanılır.

Cilde iyi gelen yiyecekler aynı zamanda cilt hücrelerinde tahribata neden olan oksidatif hasarı önlemeye yardımcı olur. Doğru yağ kaynaklarını kullanmak ise cildinizi nemli ve yumuşak olmasını sağlar. Tüm yararlı besin kaynakları dışında cilt için en önemli şeylerden biri de yeterli miktarda su tüketimidir.

Cilt Sağlığı İçin Tavsiye Edilen Gıdalar

Havuç: Cilt ve göz sağlığı için önemli vitaminler arasında bulunan A vitamini yönünden oldukça zengin olan havuç cildin görünümünü geliştirmek için kullanılabilir. Pek çok kaliteli kozmetik kremin içindekiler bölümünde bakarsanız “retinol” içerdiğini göreceksiniz.

 

Havuç da cilt için doğal retinol işlevi görerek antioksidan etkisi ile cildin görünümünü geliştirebilir. Havuç dışında A vitamini bakımından zengin gıdalar arasında süt ve kepekli tahılları sayabiliriz.

Domates: “Likopen” içeren domates antioksidan görevi görerek cildi yaşlanma belirtilerine, yaşlılık lekelerine ve kırışıklıklara karşı korur. Aynı zamanda cildin güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından daha etkin bir biçimde korunmasını sağlar.

Balık: Somon, tuna gibi yağlı balıklar omega 3 yağ asitleri bakımından zengindir. Omega 3 yağ asidinin cilde faydası ise özellikle alerjik reaksiyonlar nedeniyle tahriş olan cildin kendi kendini iyileştirme sürecini kısaltmasından ileri gelmektedir.

Aynı zamanda cildi nemli tutarak kurumanın olumsuz etkilerine ve güneş ışınlarına karşı korur. Somon gibi soğuk deniz balıkları cilt için önemli bir mineral olan selenyum açısından da zengindir.

Ceviz ve Badem: Ceviz ve bademi, hücre zarını güçlendirerek toksinlerin hücrelere girip tahribata yol açmasını engellemek için kullanabilirsiniz. Sağlıklı cilt hücreleri cildin sağlıklı görünmesi için gereklidir ve ceviz, badem gibi yemişler içerdikleri yağ asitleri ile hücre yapısının korunmasına katkıda bulunabilir.

Aynı zamanda E vitamini içeren badem sıkı bir cilt için gereken elastin liflerini güçlendirerek serbest radikallere karşı koruma sağlar.

 

Portakal: Sağlıklı kıkırdak, kan damarları, kemikler ve dişler için gerekli olan C vitamini deri dokusunun gelişmesini sağlar, yaşlanmanın etkilerine, sigaranın zararlarına ve kırışıklıklara karşı cildi korur.

Özellikle sigara içenler kırışıklıkları geciktirmek için düzenli olarak C vitamini almalıdır. C vitamini bakımından zengin diğer besinler arasında brokoli, Brüksel lahanası, yeşil yapraklı sebzeler, kivi, mandalinayı ve çileği sayabiliriz.

Yeşil Yapraklı Sebzeler: Yeşil yapraklı sebzeler C vitamini dışında cilde ve genel olarak vücuda faydalı demir içerir. Demir eksikliği anemiye, anemi ise kandaki oksijen miktarının düşmesine neden olabilir. Kanda yeterli miktarda oksijen bulunmaması ise tüm diğer organlar gibi cilt sağlığını da yakından etkiler.

Cilt hücrelerine yeterli oksijen ulaştırılamadığında cildin kendini yenileme yeteneği zayıflar, kırışıklıklar derinleşir ve cilt daha solgun görünür.

Yumurta: Yüksek protein ve amino asit içeriği ile dokuların kendini yenilemesine yardımcı olan yumurta aynı zamanda selenyum ile cilt kanserine karşı koruma sağlar. Yumurta içinde bulunan A vitamini ise cilt hücrelerini güçlendirerek ben ve cilt lekeleri oluşumunu engeller.

Su: Hayatın devam edebilmesi, tüm organların normal olarak çalışabilmesi ve toksinlerin vücuttan atılabilmesi için çok önemli olan su, cildi nemlendirerek esnekliğini korur, kırışmasını önler ve yaşlanmanın etkilerini geciktirir.

 

 

CİLDİNİZİN DÜŞMANLARI

Alkollü içecekler
Salam, sosis, sucuk gibi mandıra ürünleri
Şekerlemeler (Reçel, çikolata, tatlı hamur işleri)
Mayonez
Patates
Tereyağı
Patlamış mısır
Krem peynir
Kızartılmış besinler