Blog Arşivi: Güzellik

SONBAHARDA CİLDİMİZE İYİ GELECEK BESİNLER

Lahana: Kış ayları denilince akla gelen sebzelerden biri lahana. Yüksek lif içeriği sayesinde kış aylarında da formunuzu korumaya yardımcı olan lahana, aynı zamanda bağırsak sağlığının güçlenmesine de yardımcı oluyor. Lahananın yüksek antioksidan içeriğinin diyabet, kanser gibi hastalıklarının riskinin azaltılmasında da büyük rol oynadığı bir gerçek. C ve K vitaminlerinin iyi bir kaynağı olan lahanayı sıcak yemek olarak tüketmeyi sevmiyorsanız salata şeklinde hazırlayabilirsiniz.

Karnabahar: İçerdiği folat, B6, C ve K vitaminleriyle kış aylarının vazgeçilmez sebzelerindendir. Yapılan araştırmalar karnabaharın içerisindeki fitokimyasal bir bileşik olan izotiyosiyanatın kanser hücreleriyle savaşmada oldukça başarılı olduğunu gösteriyor. Ancak onun bu muhteşem içeriğinden yararlanmanız için karnabaharı fazla pişirmekten kaçınmalısınız. Buharda veya fırında pişirmek gibi sağlıklı yöntemlerle karnabaharın bu güçlü etkisinden yararlanmanız çok daha kolay.

Mandalina: Turuncu rengiyle kış aylarına renk katan mandalina, C vitaminin harika kaynaklarından biridir. Aynı zamanda pratik bir atıştırmalık olan mandalinayı yanınızda çok kolay taşıyabilir ve ara öğünlerinizde tercih edebilirsiniz. Yüksek lif içeriğiyle bağırsaklarınızın sağlıklı çalışmasına da yardımcı olan 2 adet mandalina, günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı olur.

Greyfurt: Vücudunuzu toksinlerden arındıracak bir süper besin arıyorsanız greyfurtu evinizden eksik etmeyin. C vitamininin iyi bir kaynağı olan greyfurt, kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olmasının yanında yüksek lif içeriğiyle de kilo kontrolünde bağırsak sağlığını desteklemede en iyi arkadaşlarınızdan biri. Ancak greyfurtun bazı ilaçlarla etkileşime girdiğini unutmayın ve düzenli olarak ilaç kullanıyorsanız tüketimi konusunda mutlaka doktorunuza ve diyetisyeninize danışın.

Nar: Bereket meyvesi nar, sadece lezzetiyle değil benzersiz faydalarıyla da sıfatının hakkını veriyor. Yüksek antioksidan ve anti-inflamatuar etkisiyle kansere karşı süper bir koruyucu olan nar; potasyum, C vitamini, demir, B1, B2 vitaminleri ve fosfor gibi vitamin ve mineralleri bünyesinde barındırıyor. Kalp sağlığını korumaya ve kan şekerini dengelemeye de oldukça yardımcı olan narı, ara öğünde tüketebileceğiniz gibi salatalarınızı renklendirmek için de kullanabilirsiniz.

Turp: “Turp gibi” terimi boşuna çıkmamış! C, B1 ve B2 vitaminlerinin iyi bir kaynağı olan turp sayesinde bu kışı hasta olmadan geçirmek mümkün. Karaciğer dostu turp, vücudunuzun toksinlerden arınmasına ve sağlıklı bir sindirim sistemine kavuşmanıza yardımcı oluyor. Toksinlerden arınmış bir vücut sayesinde cildin sağlığına kavuşmasına yardımcı olması da çok da şaşırtıcı olmasa gerek. Böbrek hastalıklarına da iyi gelen turpu salatalarınızda ve çorbalarınızda afiyetle tüketebilirsiniz.

Her Gün 11 Bardak Su İçin Bakın Neler Oluyor ?

JAMA Internal Medicine isimli bir dergide yapılan araştırma sonucu günde 11 bardak su içmenin kadınlar için inanılmaz faydaları ortaya çıktı. Sağlıklı bir yaşam için günce 11 bardak suyu ihmal etmiyoruz hanımlar

Sonuçları “JAMA Internal Medicine” dergisinde yayımlanan bir araştırma, günde 11 bardak suyun, kadınlarda idrar yolu enfeksiyonuna yakalanma sıklığını yarıya indirdiğini gösterdi.

Son bir yılda en az 3 kez idrar yolu enfeksiyonu geçiren 45 yaş altında 140 sağlıklı kadın üzerinde yapılan araştırma sırasında katılımcıların yarısından günde fazladan bir buçuk litre su içmeleri istendi, diğer yarısının ise su tüketimlerinde değişiklik yapılmadı.

Bir yıl sonra fazladan su içen kadınların sene içinde idrar yolu enfeksiyonuna yakalanma sıklığı ortalama bir buçuğa düşerken, diğer grupta ortalama 3 olarak kaldı.

Fazladan su içen kadınların günlük su tüketiminin yaklaşık 11 bardak, kontrol grubundakilerin ise 5 bardak olduğuna işaret edildi.

Eklem ağrılarına iyi geliyor

Vücudumuzun yaklaşık yüzde 70’i sudan oluşuyor. Eklem aralıklarında kayganlığı sağlayan sıvı bileşeninde de su bulunuyor. Yeterince su içmediğimizde eklem arası sıvılarla birlikte eklem kayganlığı da azalıyor. Bu da eklem ağrılarına, hareket sırasında eklemlerden ses gelmesine neden oluyor. Tedavi edilmezse eklem yüzeyleri aşınıp kalıcı eklem bozuklukları oluşuyor. Ağrısız hareket etmek için su içmek en basit önlem.

Zihni açıyor

Vücudun kontrol merkezi olan beyin de diğer organlar gibi sağlıklı çalışmak için suya ihtiyaç duyuyor. Uzamış susuzlukta unutkanlık, dikkat eksikliği, uyku hali, algıda ve hareketlerde azalma, sinirlilik oluyor. Sağlıklı zihinsel faaliyetler için su şart.

Cildi yeniliyor

Su yetersiz alındığında cilt kuruyup terleme azalıyor. Vücut ısı dengesini sağlayamıyor, cilt esnekliğini kaybediyor. Özellikle egzama ve mantarlar sık gözlenirken, tırnaklar ve saçlar kırılıyor, ciltte çatlama ve kanamalar görülebiliyor. Vücut mikroplara açık hale geliyor.

Krampları önlüyor

Spor yaparken daha sağlıklı olmak için dengeli beslenme, düzenli bir uyku ve yeterince su içmeye dikkat etmek gerekiyor. Vücuttaki kas kitlesi arttıkça su ihtiyacı da artıyor. Spor yapmadan önce ve sonra içilen su, kas kasılmaları ve kramplarla başa çıkmada oldukça etkili.

Stresle savaşıyor

Beynimizin yüzde 85’i sudur. Eğer vücudumuzda yeteri kadar besin ve su yoksa stres altında hissederiz. Açlık ve susuzluğa dayanamamamızın sebebi beynimize bu durumlarda yakıt yani besin ve su gitmemesidir. Gün içerisinde gergin ve huzursuz olan kişiler yeterli su içmiyor olabilirler!”

Hamilelikte destek oluyor

Hamilelikte vücudun su ihtiyacı artıyor. Bebeğin gelişmesi, anne karnındaki amnion denilen sıvı içinde olup, annenin kan hacmi artıyor ve bu da daha fazla su içmeyi gerektiriyor. Sorunsuz bir hamilelik dönemi ve sağlıklı bir bebek için hamilelikte yeterli su alımı çok önemli.

Kabızlığı engelliyor

Lifli besinler ve bol su sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlıyor. Yetersiz su içimi, sindirim sisteminin daha az çalışmasına ve kabızlığa yol açıyor. Kabızlık ve hazımsızlığı önlemek, sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlamak için mutlaka su için.

Ağız kokusunu gideriyor

Yetersiz su içmek tükürük salgısını azaltıyor. Bu nedenle ağız içinin temizliği yeterli olmuyor. Bu da hoş olmayan rahatsız edici ağız kokusuna yol açıyor. Günde en az 8 bardak su ağız kokusunu gidermeye yardım ediyor.

Kalbi ve damarları besliyor

Damar içinde dolaşan kanın büyük bir kısmı sudan oluşur. Kan hücreler için gerekli oksijeni taşır. Su içimi yetersiz olursa, kan hacmi azalır, kan dolaşımı hızı yavaşlar, kan koyulaşır, aritmi gelişir, tansiyon düşer, tansiyon düşmesine bağlı bayılmalar görülebilir. Bu da kalbe ve diğer organlara giden kan miktarını azaltır, koyulaşan kan damarların tıkanmasına neden olabilir. Özellikle hayati öneme sahip olan beyin damarları ve kalp koroner damarları gibi ince damarlarda tıkanmalara neden olarak kalp krizi ve felç gibi hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır” diyor.

Reflü ve gastriti tedavi ediyor

Reflü ve gastrit kişinin yaşam kalitesini kötü etkileyen, hatta zamanında uygun şekilde tedavi edilmediğinde kansere dönebilen hastalıklar. Bu hastalıkların en önemli sebebi midenin aşırı asit salgısı! Oysa yeterince su içerek midenin asit salgısının mide ve yemek borusu duvarına zarar vermesini de önlemiş oluyoruz.

Kefirin Faydaları Saymakla Bitmiyor !

-Bu sağlık dolu içecek bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden, enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırır. Birçok hastalığı engellemeye yardımcı olur.

-Yapılan çalışmalarda kefirde bulunan maddelerin astım ve alerjiye karşı direnç oluşturduğu görülmüştür.

-İçerdiği faydalı bakteriler, sindirim sistemimizdeki zararlı bakterilere karşı mücadele eder.

-Kilo vermek isteyenler için de ideal bir içecek olan kefir tok tutucudur. Kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olmaz.

-Hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunlar çekenler içinde faydalı olan kefir, bağırsak florasını düzenler.

-Halsizlik ve yorgunlukla mücadele içinde tercih edilen Kafkasya kökenli bu içeceğin enerji değeri yüksektir, tüketen kişilere canlılık ve enerji verir. Spor yapan kişiler için de bir enerji deposudur.

-Cilt sağlığı ve güzelliğine de olumlu katkıları vardır, cildi iyileştirir ve parlaklaştırır.

-Şehir hayatının kaçınılmaz yan etkilerinden biri olan strese karşı mücadelede de fayda sağlayan kefir, aynı zamanda saçları da güçlendirir.Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisi kanıtlanan kefir, damar sertliğini ve kalp krizi riskini azaltmaya yardımcı olur.

-Kanser hastalarında kemoterapi tedavisi sırasında vücudun güçlü kalmasını ve beslenmenin devamlı olmasını sağlar. Bunun yanında öncelikle prostat ve bağırsak kanseri olmak üzere, birçok kanseri önlemeye yardımcı olduğu bilinmektedir.

-Antibiyotik ilaçlar, vücuttaki tüm vitaminleri ve bakterileri öldürdüğü için; içerdiği faydalı bakteriler sayesinde doğal antibiyotik görevi yapar.

-Antioksidan özellikleriyle hücre yenilenmesine katkıda bulunur ve Osteoporoz ve Alzheimer hastalığına karşı direnç oluşturur.

-Mutlu ve sağlıklı bir yaşlılık geçirmek için ideal olan kefir, yaşlılıkta karşılaşılan sorunlara karşı koruyucudur.

-Antibiyotik etkisiyle iltihaplı hastalıkların tedavisine yardımcı olur ve vücuttan fazla ödemin atılmasına katkı sağlar.

Kefirin zararları nelerdir?

Fazla tüketilmesi kilo almaya neden olabilmektedir. Bu nedenle kararında tüketilmesi önerilir. Ayrıca kefirin içerisinde bulunan bazı bakterilerin ishale neden olabileceği de bilinmektedir.

Organik Ve Sağlıklı Kefir İçin Moodfit Kefir İçin : Moodfit

GÜNDE BİR ELMA YEMENİN FAYDALARI

Sağlıklı Dişer İçin Elma: Elmanın bilinen en önemli faydası, beyaz ve sağlıklı dişlerinizin olmasını sağlamasıdır.  Isırılarak yenilen bir elma diş fırçası görevi görür ve diş arasındaki mikropları veya artıkları temizler, bu yüzden uzmanlar elmanın ısırılarak tüketilmesini tavsiye ederler. Elma dişleri güçlendirir ve beyaz kalmasını sağlar bunun yanında ağız içerisindeki bakterileri öldürücü özelliği vardır. Diş çürümelerini yavaşlattığı gibi ağzın tükürük üretmesine yardımcı olur.

Alzheimer Hastalığına Faydalıdır:  Fareler üzerinde yapılan deneyler, elmanın Alzheimer hastalığından koruduğunu ve beynin yaşlılıktan kaynaklanan etkileri azalttığını ortaya koymuştur.

Elma Kansere Karşı Koruyucudur:  Birçok bilimsel araştırma sonucunda flavonoidi çok zengin olan elmanın %23 oranında pankreas kanserine yakalanma riskini azalttığı ortaya konulmuştur. Bunun yanında içerdiği bileşenler yardımıyla karaciğer, kolon ve meme kanserine karşı koruyucu etkisi olduğu belirlenmiştir. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü kolorektal ve meme kanseri riskinin azaltılması için yüksek derecede lif içeren besinlerin tüketilmesini tavsiye etmiştir.  Bazı uzmanlar elmanın kanser hücrelerini yavaşlatıcı ve hatta öldürücü etkisinin olduğunu açıklamaktadır.

Diyabete Yakalanma Riskini Azaltır: Günde en az bir elma tüketimi %28 oranında diyabete yakalanma riskini azaltır. Elmanın içerdiği lifler ise kan şekerini düşürme noktasında önemli görevler üstlenir.

Kolesterolü Düşürür:  Elmanın içerisinde bulunan lifler kolesterol seviyesinin sağlıklı bir düzeyde kalmasını sağlar. Kolesterolün seviyesini düzenleyerek ayrıca başka hastalıklara yakalanma riskini minimuma indirir.

Elma Kalp Sağlığına Faydalıdır:  Araştırmalar, elmanın içerdiği liflerin arter ve damarlarda oluşan plakları çözdüğünü ortaya koymuştur.  Plaklar arter duvarlarındaki katılaşma sonucu oluşur ve damarları tıkayarak kanın akışını yavaşlatır. Bu durum da kalbe zarar verir. İçerdiği elementlerle plakların ortadan kalkmasını sağlayan elma, dolaylı olarak kalp sağlığına katkı sağlar.

Safra Kesesi Taşlarını Önler: Safra kesesi taşları sıvıların katılaşmasıyla oluşmaktadır. Bu tür sorunlar genelde kilo problemi olan kişilerde yaygındır. Safra taşının oluşmasını önlemek için elma tüketimine özen gösterilmesi gerekir. Elmanın ayrıca sindirim sistemine faydası olduğu için kilo vermenizi sağlayacak ve dolaylı olarak safra kesesi taşları sonucundan sizi koruyacaktır.

Elma İshal ve Kabızlığa Faydalıdır: Sabahları aç karınla tüketilen elma kabızlık sorunlarını giderir ve bağırsakları temizler. Zayıflamak için de bu yöntem etkilidir. Sabahları aç karınla yenilen elma ayrıca ishal sorunlarının çözülmesine yardımcı olur.

Elma Karaciğere Faydalıdır: Sürekli olarak aldığımız besinler vücudumuzda toksinlerin oluşmasına neden olurlar. Toksinler ise karaciğeri olumsuz anlamda etkilemektedirler. Elma ise bu toksinlerin en büyük düşmanlarındandır. Bu yüzden uzmanlar, günlük olarak tüketilen bir elmanın toksinlerden kaynaklanan hastalıklara yakalanma riskini azaltacağını söylemektedirler.

Elma Bağışıklık Sitemini Güçlendirir: Elmanın diğer bir özelliği ise bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun bütün hastalıklar karşısında mukavemetini arttırmasıdır.  Özellikle kırmızı elmada bulunan quercetin adındaki antioksidan bağışıklık sistemini güçlendirmede çok etkilidir.

Mevsim Geçislerinde Cildimizi Nasıl Koruyabiliriz ?

Mevsim değişikliklerinde cilt savunma mekanizması yavaşlıyor

Yoğun güneş ışınlarının yanı sıra, tuzlu deniz ve klorlu havuz suyunun vücutta oluşturduğu izlere bir de mevsim geçişlerinde yaşanan hava değişimleri eklendiğinde cildin savunma mekanizması iyice yavaşlar. Bu durum ise cildin elastikiyetini sağlayan kolajen yapının deforme olmasına, hücre yenileme kapasitesinde azalmaya ve proteinlerin kaybına neden olabiliyor. Deride fiziksel değişimler yaşanabilir, sonraki süreçlerde ise cilt kanserine kadar varan tablolar oluşabilir. Bu gibi yeni oluşabilecek ciddi cilt problemlerinin önüne geçebilmek için cilt güçlendirilmelidir. Bilhassa problemli ve duyarlı cilde sahip kişiler bu mevsimde daha fazla dikkat etmelidir.

Sağlıklı bir deri için doğru cilt temizliği büyük önem taşıyor

Yaz aylarının yüksek sıcaklıklarına ve güneşin kurutan tesirlerine karşılık olarak vücut derisi bir savunma geliştirir ve aşırı terler. Bu durum da deride yağ üretiminin hızlanmasına neden olur. Eğer cilt temizliği doğru şekilde yapılmaz, cilt iyi nemlendirilmez ve yanlış kozmetik ürünler kullanılırsa deri gözenekleri kapanır ve sonraki etapta yağ butonları oluşabilir. Bu durumların önüne geçebilmek için profesyonel bir cilt temizliği şarttır. Düzenli olarak yapılacak cilt temizliği ve bakımı, derinin nem dengesinin korunmasına yardımcı olacaktır.

Cilt tipi uygun kişiler peeling işlemini tercih etmeli

Sıcaklık değişimlerinin yaşandığı mevsim geçişlerinde ısı farklılıklarına bağlı olarak cildin üst tabakasında bir kalınlaşma meydana gelebilir. Bu kalınlaşmanın önüne geçebilmek için haftada 2 kere olmak üzere peeling yapılabilir. Fakat aşırı hassas cilde sahip olan kişilere bu gibi uygulamalar önerilmez. Cildin gereken kalınlığa ulaşabilmesini ve gereksinim duyduğu nemi elde edebilmesi için çeşitli kimyasal peelingler, mezoterapi ve PRP gibi işlemler de tercih edilebilir. Fakat bu uygulamaların yalnızca uzman hekim tarafından yapılmasına çok dikkat edilmelidir.

Cilt çatlaklarına karşı nemlendirici ürünler tercih edilmeli

Mevsim geçişleri sırasında en fazla rastlanan cilt problemlerinden bir diğeri de sıcak-soğuk değişikliği nedeniyle ciltte meydana gelen çatlaklardır. Bu cilt çatlakları çoğunlukla yüz çevresinde, burun kenarında yanaklarda ve ellerde oluşur. Bu problemlerden korunabilmek için duş sırasında aşırı sıcak su kullanmamaya, sonrasında ise cildi muhakkak nemlendirmeye özen gösterilmelidir. Ayrıca banyo süresi 5-10 dakikayı geçmemelidir. Bunlarla birlikte cildi olumsuz yönde etkileyebilecek esans ve alkol içerikli sabunları kullanmamaya, aksine yağlı sabun ya da jelleri tercih etmeye dikkat edilmelidir. Bir de satın alınan temizlik ürünlerinin mutlaka 5,5 PH seviyesine sahip olup olmadığına bakılmalıdır.

Cildin nem dengesi için her gün 2 litre su içilmeli

Su, cildin nem dengesini ve esnekliğini sağlayan en önemli faktördür. Bu nedenle derideki gerekli su oranının yüzde 10’un üzerinde olması gerekir. Ciltte bulunan su miktarının azalması ise; pullanma, egzama gibi çeşitli deri hastalıklarına ve enfeksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle vücudun gereksinim duyduğu günlük sıvı ihtiyacı muhakkak karşılanmalıdır. Bu sıvı ihtiyacı için de her gün yaklaşık 2 litre kadar su tüketilmelidir. Ayrıca asitli ve kafeinli içeceklerin içiminin yanı sıra alkol ve sigara kullanımının da sınırlandırılması gerekir. Su tüketiminin dışında süt, doğal meyve suları ve bitkisel çaylar da içilebilir.

Sağlıklı cilt için bol meyve sebze tüketimi şart

Zarar görmüş cilt yapısının onarılabilmesi için sağlıklı ve dengeli beslenmek de büyük önem taşır. Bu nedenle sağlıklı bir cilt için bol bol meyve ve sebze tüketilmelidir. Ayrıca A, C ve E vitaminlerinin cilt sağlığına ciddi katkıları olduğundan bu vitaminlerin alınmasına özen gösterilmelidir. Bahsettiğimiz bu vitaminler aynı zamanda antioksidan kaynağı olmaları nedeniyle güneşin zararlı etkilerine karşı kalkan görevi de görürler. Vitaminler, ciltte meydana gelen yaraların hızlı bir iyileşme göstermesini sağlarken, yaşlanma etkilerini de geciktirir. Cildin ihtiyaç duyduğu yağ asitlerini karşılamak için ise Omega-3 ve selenyum yönünden zengin balığın yanı sıra ceviz-fındık gibi kuruyemişler; nohut, kuru fasulye benzeri baklagiller tüketilmelidir.

Her gün duş almaktan kaçının

Özellikle rüzgarlı ve soğuk sonbahar akşamlarında üzerimize ince bir hırka ya da mont giyerek, sahil kenarında ya da evimize en yakın olan avm de saatlerce arkadaşlarımızla kahve eşliğinde sohbet etmeye bayılıyoruz.

Lakin sonbaharı genellikle dışarıda geçirmemiz, cildimizin daha fazla soğuğa ve rüzgara maruz kalması anlamına geliyor. Bu durum ise cildimizde bir süre sonra çatlaklar, pullanmalar ve kepeklenmeler ile karşılaşmamıza neden oluyor.

Cildinizdeki kurumaların miktarını en az iki katına çıkarmamak adına mutlaka her gün duş almaktan kaçınmanız gerekiyor. Haftada 3 kez yani iki günde bir duş aldığınız takdirde hem saçlarınızın hem de tüm vücudunuzun daha kolay bir şekilde kurumasının önüne geçebilirsiniz.

Güneş kremi kullanmaktan vazgeçmeyin

Pek çoğumuz, ne yazık ki sonbahar hatta kış aylarında bile güneş kremi kullanmamız gerektiğini bilmiyoruz. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinin diğer mevsimlerde de tıpkı yaz aylarında olduğu gibi devam ettiğini bilmediğimiz için sıcak yaz günlerini geride bırakır bırakmaz, güneş kremi kullanmamaya başlıyoruz.

Oysaki bu durum sonbaharda cildimizde güneş lekelerinin belirmesini hatta cilt kanseri başta olmak üzere çoğu cilt sorununa yakalanmamızı beraberinde getiriyor.

Yaz mevsimi dışında diğer mevsimlerde de güneş kremi kullanmaya devam ederek, cildinizi koruyabilir ve cilt bakımınızı eksiksiz bir şekilde tamamlayabilirsiniz.

Sonbaharda cilt bakımı nasıl yapılır? sorusunu kısaca yanıtlamaya çalıştıktan sonra sonbaharda cildinize uygulayabileceğiniz en etkili maske tariflerine de kısaca değinmek istiyoruz.

 

 

Gülmenin Hiç Bilmediğiniz Faydaları

 

–  Ağrı eşiğinin yüksek olması, kalp damar hastalıklarının daha az görülmesi, hafızanın iyi durumda olması gülme ile yakından ilişkilidir. Gülen kişilerde bu hastalıklar çok daha az görüldüğü araştırmalarda ortaya konulmuştur.

–  İş görüşmelerinde güler yüzlü olmak size avantaj sağlar, kendinize güvendiğinizi gösterir. Stresli anlarla daha rahat başa çıkabilirsiniz ve etrafınızdaki insanlarla daha sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz.

– Gülümsemek aynı zamanda vücut için doğal bir ağrı kesicisidir. Kronik ağrılara sahip insanlar için gülmek, acı ile başa çıkmak için iyi bir yöntemdir. Ayrıca, düştüğünüz zamanlarda gülerek ağrınızı azaltabilirsiniz.

– İçinizde tuttuğunuz duyguları serbest bırakmanın en iyi yolu iyi bir kahkaha atmaktan geçer. Her şey siz gülümsedikten sonra, gözünüze, daha iyi ve daha kolay görünecektir.

– Kahkaha doğal antihistaminikler salgılaması için vücudu uyarır. Ayrıca, vücutta üretilen doğal bir antibiyotik gibi görev yapan T-hücrelerini aktive eder. Bu bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olur.

– Gülmenin hipertansiyon sorunu yaşayan insanlar için çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Kan basıncını normale düşürmeye yardımcı olur. Gülmek derin nefes almaya neden olur ve kan dolaşımını artırır, böylece oksijen ve gerekli besinler vücudun tüm parçalarına dağılır.

– İyi bir gülüş siz farkında bile olmadan size vücudun içinden yapılan bir masaj gibi etki eder. Aynı zamanda gülmek solunum, karın, sırt, bacak ve yüz kasları için iyi bir egzersizdir. Bağırsakları ve iç organları çalıştırır, karın kaslarını güçlendirir. Bu aktivite sindirim ve besin emilimi için avantajlıdır.

– Gülmek kalori yakmaya da yardımcı olur. Bir iyi, güçlü bir gülümseme diyaframı titreştirir, derin nefes almak da daha fazla oksijen almayı sağlar bu nedenle gülmek en iyi solunum egzersizlerinden biridir.

-Stresli durumlarda gülümsemeye devam etmek kolay değildir, ancak araştırmalar böyle yapabilmenin kesinlikle sağlığa faydaları olduğunu belirtiyor. Stresli bir durumdan kurtulmak üzere araştırmaya katılanlardan gülümseyenlerin kalp atım hızlarının, ifadesiz bir yüze sahip olanlardan daha düşük olduğu belirlenmiş.

 

SİYAH NOKTALAR NASIL GEÇER ?

Siyah noktalar neden oluşur?

  • Pigmentasyon artması;

Pigment artışı nedeni ile deri veya dokuda renk koyuluğu veya renk değişikliği meydana gelir. Pigmentasyon artışı, cildin belli bir bölgesine bir darbe ve hasar olması sonucunda oluşur.

  • Güneş ışığına maruz kalmak;

Aşırı güneş ışınına maruz kalmak da, cildin ultraviyole ışınlarından korunmak için melanin üretmesine sebep olur.

  • Deri bozuklukları;

İlerleyen yaşla birlikte, deri hücrelerinin üretimindeki yavaşlama sonucu, hasar gören hücrelerin yerine yenileri konulamaz.

  • Karaciğer hasarı;

Ciltteki lekeler aynı zamanda karaciğer hasarının da işareti olabilir. Çünkü bu durumda vücut hücrelerden toksinleri ayıramıyor demektir.

  • Sivilce izleri;

Sivilce veya kesikler genellikle kaybolması uzun zaman alan lekelere yol açabilir.

Cilt de oluşan siyah noktalar nasıl geçer?

  • Güneş kremi kullanımı bu aşamada oldukça önemlidir. Soğuk havalarda bile dışarıda güneş varsa güneş kremi kullanmak gerekir. Dışarıya çıkmadan 30 dakika önce bu kremlerden kullanırsanız etkinliğinin artması için zaman vermiş olursunuz. Marka seçerken de daha etkili olan zink oksit ve titanyum oksit içeren ürünleri tercih etmelisiniz.
  • E vitamini leke oluşumunu engeller. Bu sebeple yatmadan önce bol miktarda e vitaminli kremler veya bitkisel maskeler kullanılmalıdır.
  • C vitamini alımınızı artırmak ciltte melanin üretimini azaltır. C vitamini bakımından zengin olan çilek, portakal gibi besinler tüketmek faydalı olacaktır.

Siyah noktalar için maske tarifleri

Yulaf unu maskesi

Bir yemek kaşığı kadar yulaf ununun içine yaklaşık yarım fincan (unu kıvama getirmeye yetecek) kadar su ilave edip pişirin. Un kıvama geldikten sonra ılımasını bekleyip siyah noktaların olduğu yere uygulayın ve kurumasını bekleyin. Kuruduktan sonra yüzünüzü güzelce yıkayın.

Aspirin ve karbonat maskesi

Hazırlaması ve uygulaması en kolay maskelerden biri. Hem sivilceler hemde siyah noktalar için oldukça yararlı bir maske. 1 adet aspirini toz haline getirin ve karbonata ilave edin. Daha sonra üzerine bu karışımı kıvama getirecek kadar su ekleyin ve güzelce karıştırın. Hazırlanan karışımı yüzünüzde siyah nokta olan yerlere sürün ve kurumasını bekleyin. Kurudukça yüzünüzün gerildiğini hissedeceksiniz. Kurumadan dolayı dökülme başladıktan yaklaşık 2 dk sonra yüzünüzü yıkayın.

Bal maskesi

Bal cilt besleyici ve nemledirici özelliği fazla olan bir besin. Bir tatlı kaşığı kadar bal alıp yüzünüze sürün ve yaklaşık 15 boyunca bekleyin. Kuruduktan sonra yüzünüzü kağıt havlu ile ıslatarak silin.

Limon suyu- yoğurt maskesi

Bir limonun suyunu çıkararak, bir kâse yoğurtla karıştırın. Sonra oluşan bu karışımı iyice yüzünüze yayın. Yüzünüzde 15 dakika kadar bekleyen maskeyi suyla yıkayarak çıkartın. Böylece cildinizdeki sivilceler kururken aynı zamanda siyah noktaların oluşmasına neden olan yağ tabakası da gözeneklerden dışarı atılır.
Siyah Noktaları Mutlaka Temizleyin

Siyah nokta nasıl oluşur?

Unutmamalısınız ki, siyah noktalar müdahale edilmediklerinde sivilceye dönüşebilmektedirler ve dolayısıyla daha fazla soruna neden olabilirler. Bu nedenle gerekli önlemleri alarak siyah noktaları daha oluşmadan engellemeli, yahut bir an önce onları deriye zarar vermeden ortadan kaldırmalısınız.

Siyah noktalar vucuttaki yağın deri altında kuruyarak ve deri gözeneklerinden dışarı çıkmasıdır. Bu yağlar gözeneklerden çıkıp hava temas ettiğinde zamanla siyahlaşmaya başlar.

Cildinizde Siyah nokta oluşmaması için yapmanız gereken en önemli tedavi cildinizi hergün uygun yöntem ve doğru ürünlerle temizlemektir. Hergün sabah ve akşamları cilt tipinize uygun bir temizleyici ile cildinizi temizlemek ve cilt tipinize uygun nemlendiricilerle nemlendirmelisiniz..

Düzenli olarak yaptıgınız Bu cilt temizleme uygulamalarından sonra istenildiğinde peeling ve Buhar banyosu da yapılarak siyah nokta oluşumu minimal seviyeye indirilebilir.

Buhar banyosunu Kendiniz evde de yapabilirsiniz. Örneğin Yüz bölgesi için, sıcak suyu yayvan geniş bir tepsiye koyun başınıza bir havlu örterek kapatın. Yüzünüzün Yumuşamasını bekleyin. Vucudunuz buharı emdikten Sonra iğnesiz şırınga ile ortaya çıkan siyah noktaları vakkumlayarak çıkarabilirsiniz.

Cildinizin günlük bakımını yapmanıza rağmen siyah nokta oluşumunu engelleyemiyorsanız bu bir cilt problemi olduğunun işareti olabilir. Bunun içinde bir cilt uzmanına görünmez gerekebilir.

Kilo Verememenin Nedenlerini Sıraladık !

Yeterli su içmemek

Vücudunuzu nemlendirmenin yanında düzenli olarak su içmek kilo kaybına da yardımcı oluyor. Yemeklerden önce bir bardak su içmek ve bol miktarda su içeren meyve sebze tüketmek daha az yemenizi sağlar. Yapılan araştırmalara göre soğuk su içmek, metabolizmayı hızlandırıyor ve vücudunuzun şekerli içeceklere olan isteğini bastırıyor.

Bütün gıda gruplarından yememek

Bütün gıda gruplarından yeterince tüketmemek, yemeyi kestiğiniz gıdalara daha fazla istek duymanıza ve beslenme yetersizliğine sebep olur. Karbonhidratları tüketmeyi kesmek yerine kepekli tahıllara odaklanmanız daha doğru olur.

Yeteri kadar yürümemek

Günlük 15 dakika tempolu yürüyüş yeterli görünse de size planladığınız kadar kilo kaybı sağlamayabilir. Kilo verebilmek için günde en az 30 dakika tempolu şekilde yürümelisiniz.

Aç karnına egzersiz yapmak

Araştırmalara göre aç karnına egzersiz yapıldığında kalori yakımı yağdan değil, kastan oluyor. Bunu engellemek için spordan önce hafif bir şeyler yemeyi deneyebilirsiniz. Bu şekilde vücudunuzdaki kas kaybını önleyebilir ve spor yaparken daha fazla enerjiye sahip olabilirsiniz.

Sadece kardiyo yapmak

Kilo vermek için sadece kardiyo yapmak yeterli değil. Ağırlık çalışmalarının da önemli bir yeri var. Ağırlık çalışarak kaslarınızı güçlendirebilir ve metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. Metabolizma hızınızın artması, daha çok kilo vermeniz anlamına gelecek.

Kararlı olmamak

Uyguladığınız diyet ya da spor programına gönülden bağlı değilseniz, iyi bir sonuç alamazsınız. Uyguladığınız programda mutlaka kararlı olun.

Ayakta yemek yemek

Buzdolabının ya da mutfak tezgahının önünde durup bir şeyler yemek zamandan kazanç gibi görülebilir, ancak farkında olmadan fazla yemenize sebep olur. Yemek için kendinize zaman ayırmalısınız.

Düşünmeden yemek yemek

Yemeklerinizi televizyon ya da bilgisayar karşısında yemeniz kilo almanıza neden olur. Bunun sebebi beyniniz başka bir şeyle meşgul olduğundan, doygunluk hissini fark etmemeniz.

Yeterince meyve ve sebze yememek

Günde 5-6 porsiyon meyve ve sebze yemek oldukça önemli. Sebze ve meyve yemek kendinizi daha uzun süre tok hissetmenizi sağlayacağından kilo vermenizi de kolaylaştıracak.

Yeteri kadar yememek

“Daha sonra yemek yerim” diyerek kendinizi aç bırakmayın. Bu sadece metabolizmanızın dengesini bozar ve daha fazla yemenize sebep olur. Ara öğünlerinizi ihmal etmezseniz ana öğünlerinizde daha az yiyebilirsiniz.

Çok bol kıyafetler giymek

Rahat ve bol kıyafetler kilolarınızı fark etmenizi engeller. Bu durum kilo verme motivasyonunuzu olumsuz yönde etkiler. Vücut hatlarınızı belli eden kıyafetler giyerseniz, fiziğinizin farkında varıp buna göre bir diyet yapabilirsiniz.

Porsiyon kontrolü yapmamak

Diyetlerde tabağınızdaki yemeğin kontrolünü sağlamak çok önemli. Öğünlerinizin miktarını belirlemek ve beyninizin verdiği tokluk sinyallerine kulak vermek kilo vermenizi kolaylaştıracak.

İlaçların etkisi

Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor. Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir!

Stres

Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika’daki Chicago üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bunun aksini gösteriyor! Özellikle kadınlar stres zamanlarında lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar! Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor! Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut, yağ deposu rezervini artırıyor! Bu yüzden kendinize zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir! Boston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun üzerine gitmek!

SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN ÖNERİLER

– Fırçalamak ve biçimlendirmek

Saçınıza bakım yaparken kullandığınız fırçanın kıllarının doğal olması ve saçlarınızı, köklerine zarar vermeden hassas bir şekilde fırçalamamız çok önemlidir. Saçınızı ıslakken fırçalamaktan kaçının çünkü ıslak saç daha hassastır ve kolay kırılır. Islak saçlarınızı açmak için kalın dişli bir tarak kullanın ve her zaman uçlarından taramaya başlamanız gerektiğini unutmayın.

-Hangi ürünleri kullanmalısınız?

Bildiğiniz gibi piyasada çok çeşitli ürün bulunmakta. Bunların çoğu kimyasallar içermekte, ancak saçınızın her gün maruz kaldığı bu ürünleri doğallarıyla değiştirebilirsiniz. Örneğin, eğer kuru saçlara sahipseniz doğal sıcak yağ tedavisini deneyebilirsiniz. İçinde alkol bulunan şampuanlar ve bazı saç jelleri saç derinize zarar verir. Son olarak, saçınızı yıkarken asla çok sıcak ya da çok soğuk suyla durulamayın, en iyisi ılık sudur. Eğer saçlarınızın döküldüğünü fark ettiyseniz kalıcı saç boyalarını ve diğer kimyasal ürünleri kullanmayı hemen bırakın.

-Saçınızı doğru zamanda kestirin

Saçınızı kesmenizle ay arasında gizemli bir ilişki olduğunu biliyor muydunuz? Eğer saçınızı şişkin ayın büyümekte olduğu yani dördüncü evrede bir günde kestirirseniz daha hızlı uzayacaktır, ama şişkin ayın küçülmekte olduğu yani birinci evrede bir günde kestirirseniz daha yavaş uzayacaktır. Her durumda, saçınızdaki oksijen dolaşımını arttırmak, daha sağlıklı olmasını ve uzamasını sağlamak için düzenli olarak çatallanan uçları kestirmelisiniz.

– Saç kurutma makinesini kullanırken dikkatli olun

Saç kurutma makinesinden çıkan sıcak hava saç köklerine zarar verebilir, bu nedenle makineyi saçınızdan en az 15 cm uzakta tuttuğunuzdan emin olun. Eğer saç kurutma makinesini saçınıza şekil vermek için kullanıyorsanız soğuk hava özelliğini kullanmanız yeterli olacaktır.

-Yağlı ve kepekli saçlar için

Bu karışım saçlarınızı düzleştirmek, kepeği kesmek ve saçınızın yağlanmasını önlemek için birebirdir. Bir ay içinde, saçınızın daha hızlı uzadığını ve daha güçlü olduğunu fark edeceksiniz. Bir litre kadar beyaz şarap, 10 gr agar su yosunu, 10 gr hijiki su yosunu, 10 gr kombu su yosunu ve şeker kamışına ihtiyacınız olacak.

Şarabı ve üç çeşit su yosununu bir tencereye koyarak kısık ateşte 15 dakika pişirin. Ilık karışımı bir kaba boşaltın ve ağzını iyice kapatın, kuru ve karanlık bir yerde, ara sıra çalkalayarak üç gün bekletin. Karışımı süzün ve elde ettiğiniz sıvının miktarı kadar şeker kamışı ekleyip karıştırın. Günde üç kere, yemeklerden önce yarım bardak bu karışımdan için. Su yosunu jelatinimsi olduğu için, içmeden önce biraz ısıtmak isteyebilirsiniz.

-Saçlarınızı tedavi edin

Kontrol edilemez, kırık saçların her taraftan çıktığını görmek çok can sıkıcı olabilir ama bu tedaviyi uyguladıktan sonra saçlarınız düzgün ve yenilenmiş olacak. Bir çorba kaşığı balla iki yumurtanın sarısını, bir çorba kaşığı yoğurdu ve bir çorba kaşığı ılık suyu karıştırın. Yavaşça masaj yaparak saçınıza yedirin ve saçınızı alüminyum folyoyla sarın. 20 dakika bekletin ve ılık suyla durulayın.

-Besleyici Kremler

Saçlarınız için onları güçlendiren ve daha hızlı uzamalarını sağlayan besleyici bir kremden daha iyisi yoktur. Bir kasede bir adet muz ve bir adet olgun avokadoyu ezin. Bu karışımı saçınıza masaj yaparak uygulayın, bir havluya sarıp 15 dakika bekletin. Sonra ılık suyla durulayıp, her zamanki gibi yıkayabilirsiniz. Bu tedaviyi her hafta tekrarlayın.

-Parlak saçlar

Kim parlak ve güzel saçlara sahip olmak istemez ki! Ne yazık ki toz, besleyicilerin eksikliği ve sigara dumanına maruz kalmak saçınızın doğal ışıltısını azaltabilir. Ancak bu tedavi saçınıza doğal ışıltısını geri verecektir. Yapmanız gereken saçınızı ılık su ve elma sirkesi karışımıyla yıkamak. Limon suyu da kullanabilirsiniz. Bu yöntem, aynı zamanda kepekten ve saçınızda bulunan bakterilerden de kurtulmanızı sağlayacaktır.

-Diğer öneriler

  • Saç dökülmesine neden olduğu için stresten kaçının
  • Sigara içmeyin, nikotin vücuttaki proteinlerle etkileşime girer ve bu saçları da etkiler.
  • Beslenmenize guava, hurma, şeftali ve tam tahıllar gibi C vitamini ve kompleks B vitaminleri yönünden zengin gıdalar ekleyin.

CİLDİMİZİ GÜZELLEŞTİRMEK İÇİN NE YAPMALIYIZ ?

  • Taze bir cildin sırrı sürekli kan akışının olmasıdır. Bu nedenle yüz güzelliği için sabah uyanır uyanmaz yataktan kalkmadan 1-2 dakika boyunca bütün uzuvlarınızı gerdirin. Kaslarınız sabahın ilk saatlerinde harekete geçmişken aynı zamanda kan dolaşımı da hızlanarak cildiniz tazelenecektir.
  • Kalkar kalkmaz yapacağınız gerdirme uygulamasından sonra sabaha daha zinde kalkacaksınız. Bunun devamında yapmanız gereken imkan dahilinde yaz da olsa kış da olsa pencerenizi açın ve temiz havanın içeri girmesini sağlayın. Bildiğiniz gibi yüz güzelliği, cildin temiz ve canlı gözükmesi, dolaşım sistemi, ruhsal sistem gibi birçok şeyle ilgilidir. Bu nedenle sabahları pencerenizi açtıktan sonra 2-3 dakika boyunca nefes egzersizleri yapın. Dolaşım sistemi, boşaltım sistemi, sindirim sistemi aktif bir şekilde çalışmaya başlarken vücudunuza giren temiz hava bütün vücudunuzun ve cildinizin uyanmasını, tazelenmesini sağlayacaktır.
  • Limon yüz güzelliği için muhteşem bir üründür. Sabah uyandığımızda limonu tüketmek için bir bardak ılık su içerisine 1 adet taze sıkılmış limonun suyunu dökün ve aç karnına bu suyu için. İç organlarınızın çalışması için bir start vereceğiniz bu içecek aynı zamanda günlük detoksunuzu yapacaktır. Her sabah yapmanız gereken bu uygulama yüz güzelliği için de oldukça önemlidir.
  • Limonlu suyunuzu da içip detoksunuzu yaptıktan sonra eğer gece yatmadan önce cildinizi temizlemediyseniz sabah bir temizleme toniği ile cildinizi temizleyin. Beğendiğiniz ve güvendiğiniz bir markanın cilt temizleme toniğini kullanabildiğiniz gibi evinizde doğal ürünlerle hazırladığınız toniği de kullanabilirsiniz.
  • Sabah uyandığınızda veya gün içerisinde yapacağınız cilt temizleme uygulamasından sonra mutlaka cilt nemlendiricisi kullanarak cildinizi nemlendirin. Kuru bir cilt her zaman derinin zarar görmesi demektir. Bu nedenle cildin neme ihtiyacı vardır. Kuru cilde sahip olanlarda yaşlanmanın daha erken olduğu da gözlemlenmektedir. Bu arada yüz güzelliği için kullanılacak olan nemlendiricileri yağlı cilde olanlar daha dikkatli kullanmalıdır.

  • Yüz güzelliğine sahip olmak için yapacağınız temizleme ve nemlendirme uygulamasının ardından cilt serumu uygulamak gereklidir. Cildin gençleşmesi ve tazelenmesi için cilt serumu oldukça önemlidir. Özellikle orta yaşlardan itibaren yapılması gereken cilt serumu ciltteki kırışıkların yok olmasını, cildin daha genç gözükmesini ve bu sayede yüz güzelliğini sağlar.

Cildi Güzelleştirmek İçin Doğal Yöntemler

Cildi güzelleştirmek için doğal yollar ve yöntemlerden bahsetmek istiyorum. Güzel cilde sahip olmak için mutlaka cilde iyi gelen yiyeceklerin yanında cilde iyi gelen maskeler düzenli olarak uygulanmalıdır. Yüz güzelliği için yapılması gerekenlerden bahsettikten sonra bebek gibi bir cilde sahip olmak için doğal yöntemlerden bahsetmek istiyorum.

Yüz güzelliği için ve bebek gibi bir cilde sahip olmak için doğal yöntemler hem çok basit hemde maliyet olarak çok ucuzdur.

Zerdeçal: Sivilce ve siyah noktalar ile savaşan zerdeçal az miktarda su ile karıştırıp macun kıvamına geldiğinde yüzünüze sürün ve 10 dakika bekleyin son olarak ılık su ile durulamanız yeterli.

Bal : Yüze ve cilde bal sürmek yüz güzelliği için bilinen en etkili yöntemlerden biridir. Cildi canlandıran ve yenilen balı direk olarak parmaklarınız yardımı ile yüzünüze haftada 2 defa sürün.

Domates : Cildi yenileyen ve temizleyen domates düzenli olarak cilde sürüldüğünde harika etkisini hemen gösterir.

Elma Sirkesi:  Cildi temizleyen elma sirkesi cilt lekelerini geçirdiği pek çok kişi tarafından bilinmektedir. Elma sirkesi ile cilt temizliği yapmak için elma sirkesini az miktarda su ile karıştırın ve düzenli olarak cildinizi temizleyen.

Karbonat:  Siyah noktalar özellikle burun üstündeki siyah noktalar kurtulmak için karbonat, su ve az miktarda yoğurdu karıştırarak cildinize sürün cildin temizlendiği gözeneklerin daha sıkılaştığını göreceksiniz.

Limon Suyu : Limon suyu özellikle taze sıkılmış limon suyunu cildinize sürerseniz sivilcelerin yok olmasına, cilt lekelerinin yok olmasına ve cilt renginin açılmasına destek olursunuz. Sivilce ve siyah noktaları yok eden limon suyu ayrıca cildin yağ oranını dengeler.

Salatalık :  Cildi yatıştırın nemlendiren salatalık maskesi yaparak cildin daha parlak ve bakımlı olmasını sağlayabilirsiniz. Dilerseniz püre olarak dilerseniz salatalık dilimlerini cildinize uygulamanız yeterlidir. Ayrıca salatalık göz altı morluklarını geçirmede çok etkilidir.

Yumurta Akı Maskesi Nasıl Yapılır

Yumurta akı ile yüz maskesi nasıl yapılır, yumurta akı maskesi tarifleri ile sizlere çok etkili olan maske tariflerini vermeye çalışacağım dilediğiniz maskeyi ihtiyacınız doğrultusunda rahatlıkla yüzünüze uygulayabilirsiniz. Yumurta akı maskesi yapanlar ve memnun kalanların yumurta akı maskeleri;

Yumurta Akı Maskesi Sivilce 

Yumurta akı maskesinin sivilceleri yok etme konusunda büyük başarısı vardır. Yumurta akının içerisinde bulunan “Albumin” adlı protein cildin yağ dengesini sağlarken sivilce oluşumunu önler.

Malzemeler

  • 1 adet organik köy yumurtası
  • 1 çay kaşığı limon suyu
  • 1 çay kaşığı bal

Hazırlanışı ve Uygulanışı

Yukarıda saydığımız bütün malzemeleri bir cam kese içerisinde karıştın. Temizlenmiş cildinize ve boyun bölgesine sürün. Göz ve dudak çevresine sürmemeye özen gösterin. Ortalama 15 dakika kadar cildinizde kurumasını bekleyin. Özellikle sivilce olan bölgeye uyguladığınızdan emin olur. Bu maske cildi yağlardan arındıracağı için kuruluk hissi yaratabilir. Eğer cildiniz kurursa nemlendirici krem sürebilirsiniz.

Yumurta Akı Maskesi Siyah Nokta

Siyah noktalar açık olan gözeneklerde yağın ve kirin birikmesi ile oluşur. Bölgedeki kir ve yağ zamanla birikerek sivilceye neden olur. Yumurta akı içeriğinde bulunan 50 fazla protein ile gözenekleri sıkılaştıran, kırışıklıkları yok eden ve siyah noktaları temizleyen etkisi vardır.

Malzemeler

  • 1 Adet yumurta akı
  • 1 yemek kaşığı toz şeker

Hazırlanışı ve Uygulanışı

Bir kahve fincanı içerisine yumurta akını ve şekeri ekleyerek iyice karıştırın. Hazırladığınız karışımı siyah noktaların olduğu bölgeye baskı yapar sürün. Ortalama 15 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile durulayın. Haftada 2 defa 3 gün araya ile yaparak kısa sürede siyah noktalarda kurtulabilirsiniz.

Yumurta Akı Cilt Beyazlatma

Genelde sivilce izleri ve güneş lekeleri olan cilt tiplerinde cilt renk tonu farklılıkları ve kahverengi lekeler vardır. Sizlere vereceğim bu maskeyi düzenli şekilde uygularsanız 5-6 uygulamadan sonra cildinizin beyazladığını ve renk tonunun açıldığı görebilirsiniz.

Malzemeler

  • 2 çay kaşığı portakal suyu
  • 1 yumurta akı
  • Yarım çay kaşığı zerdeçal

Hazırlanışı ve Uygulanışı

İlk olarak yumurta akı ile portakal suyu bir cam kase içerisinde iyice karıştırılır. Son olarak zerdeçal eklenir ve maske hazır hale getirilir.  Temizlenmiş cildinize parmak uçları ile hafif baskı yarak sürülür. Kuruması için 15 ile 20 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile durulamanız yeterlidir. Maske sonra oluşan cilt kuruluğu gidermek için nemlendirici krem yada badem yağını sürebilirsiniz.  Portakalın içeriğinde bulunan asit ve zerdeçal cilt lekesini çıkarmadaki etkisi ile kesin sonuç almanız mümkün. 3 günde 1 defa uygulamanız yeterlidir.

Bu maske çok akışkan olduğu ve zerdeçal lekesini çıkarma zor olduğundan kesinlikle lavaboda deneyin ve eski bir kıyafet giyin üzerine damlarsa çıkarma çok zor olur.

Bal Maskesi Nasıl Yapılır

Sizlere bal maskesi tarifleri vermeden önce kısa bir bilgi vermek istiyorum.  Günlük hayatımızda sıklıkla tükettiğimiz bal sağlımıza faydalı olduğu gibi cildimize faydalıdır. Balın cilde faydalarından yararlanmak için mutlaka bal maskesine ekleyeceğiniz yada cildinize uygulayacağınız balın gerçek ve doğal bal olmasına dikkat edilmelidir. Unutmayın her bal bal değildir. Ucuz ve gerçek olmayan bal yarardan çok zarar sağlar.

Kısaca bilgi verdikten sonra sizlere evde bal maskesi nasıl yapılır, bal maskesi sivilce, bal maskesi cilt lekeleri, bal maskesi sivilce izleri ve daha bir çok sorunu  yok eden bal maskelerinden bahsetmek istiyorum. Balın cilde faydaları olduğundan bu maskeler cildinizde harika değişimler yaratacaktır. Cilt sorununuza uygun olan maskeyi uygulayabilirsiniz.

Bal ve Yumurta Akı Maskesi

  • 1 Adet yumurta akı
  • 1 Yemek kaşığı bal

Hazırlanışı ve Uygulanışı

Yumurta akını ve balı bir kase içerisinde karıştırın. Hazırladığınız karşımı direk cildinize uygulayın. Ortalama 10 dakika bekledikten sonra ılık su ile durulamanız yeterlidir. Daha ilk kullanımdan itibaren cildinizin yumuşacık ve nemli olduğunu göreceksiniz. Haftada 1 defa uygulamanız yeterlidir.

Kuru Cildi Nemlendiren Bal Maskesi

  • 1 Adet şeftali
  • 1 yemek kaşığı bal

Hazırlanışı ve Uygulanışı

Şeftalinin kabukları soyun ve çekirdeklerini çıkararak rondodan geçirerek püre haline getirin. Şeftali püresine balı ekleyin ve iyice karıştırarak maskeyi hazır hale getirin. Parmaklarınız yardımı ile maskeyi yüzünüze hafif baskı yaparak uygulayın. Ortalama 30 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile yüzünüzü durulamanız yeterlidir. Özellikle kış aylarında bu maskeyi yaparak cildin nemli kalmasını sağlayabilirsiniz. Kuru cilt tipine sahip olanların mutlaka denemesi gereken bir maske tarifidir. Haftada 1 defa yapmanız yeterlidir.

Gözenekleri Temizleyen Bal Maskesi

  • 1 Adet elma
  • 5 Yemek kaşığı bal

Hazırlanışı ve Uygulanışı

Elmanın kabukları soyun ve çekirdeklerini çıkardıktan sonra mikserde balla beraber iyice krem kıvamına gelen kadar karıştırın. Temiz cildinize direk uygulayın ve ortalama 15 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile durulayın. Bu maskeyi haftada 1 defa uygulayarak cilt gözeneklerinde biriken kiri yağı temizleyebilirsiniz. Sivilceleri ve siyah noktaları yok etmek için bu maskeyi kullanarak kısa sürede sonuç almanız mümkün.

Cildi arındıran ve gözenekleri temizleyen bir diğer maske ise 1 yemek kaşığı bal, 2 yemek kaşığı jojoba yağı yada Hindistan cevizi yağı karıştırılır. Göz çevresi hariç yüzünüzün her yerine sürün 15 dakika bekledikten sonra ılık su ile durulamanız yeterlidir.

Bal Maskesi Cilt Lekeleri İçin

Eşit miktarda bal ve Hindistan cevizi yağını karıştırın. Hazırladığınız karışımı cilt lekeleri olan bölgeye nazik hareketlerle masaj yaparak sürün. 5 dakika bekledikten sonra pamuk ile silin ve ılı su ile durulayın. Cilt lekelerinden kurtulmak için haftada 1 defa uygulamanız yeterlidir.

Bal Maskesi Sivilce

Aşırı yağlı cilt tipinin en belirgin sorunlarından biride sivilcedir. Gözeneklerin yağdan ve kirden dolayı tıkanması ile oluşan sivilceden kurtulmak için sade bal maskesi yapmak yeterlidir. Sivilce olan bölgeye az miktarda bal sürün ve yarım saat kadar bekleyin. Dilerseniz yüzünüzün her bölgesinde sürebilirsiniz. Günlük olarak yüze bal sürmek sivilcelerin kısa sürede yok olmasını sağlayacaktır.

Ballı Limonlu Yüz Maskesi

Geçmişten günümüze etkisi kaybetmeyen ve en çok kullanılan maske tariflerinden biridir. Ballı limonlu yüz maskesi sivilce, siyah nokta, cilt lekeleri başta olmak üzere kullanım alanı en fazla olan maskelerden biridir.

Eşit miktarda limon ve ballı karıştırarak sorunlu olan bölgeye yada göz çevresi hariç bütün yüzünüze uygulamanız yeterlidir. 15 dakika kadar bekleyin ve ılık su ile durulayın. Cilt lekelerinden sivilce izlerinden kurtulmak için 1 yada 2 ay boyunca düzenli olarak uygulamanız yeterlidir.

Kakao Maskesi Nasıl Yapılır

Kakao maskesi yapılışı basit maskelerden biridir. Kakaonun yüze faydalarından yararlanmak için düzenli olarak bu maskeleri uygulayarak harika sonuçlar alabilirsiniz. Sizlere denenmiş ve etkili sonuç veren kakao maskesi tarifleri vermek istiyorum.

Kakao ve kahve maskesi

  • 1,5 tatlı kaşığı kakao
  • 1 çay kaşığı Türk kahvesi
  • Yarım çay bardağı su

Hazırlanışı ve Uygulanışı

Bir kabın içerisine kakao ve kahveyi karıştırın bu iki malzemeyi karıştırdıktan sonra yavaş yavaş su ekleyerek koyu hamur kıvamına gelen kadar karıştırmaya devam ediyoruz. Kesinlikle soğuk su kullanmadan ılık su ile yapmanızı tavsiye ederim. Kakao ve kahve maskemiz artık yüzümüzün göz çevresi hariç her yerine sürüyoruz. Ortalama 15 ile 20 dakika bekledikten sonra soğuk su ile yüzünüze durulamanız yeterli. 15 günde 1 defa uygulayabilirsiniz. Sizlere tavsiyem özel bir yemek, davet yada düğüne giderken bu maskesi uygulamanız cildiniz pürüzsüz ve yumuşacık olacaktır. Ayrıca bu maske güzel kokusu ile bilinmektedir.

Kakao bal maskesi 

Kakao ve kahve maskesi sivilce oluşumunu önleyen çok etkili bir maskedir.  Yağlı ciltlerin yağ oranını dengeleyen bu maske güzel hoş kokusu ile sizler tarafından çok beğenileceğine eminim. Düzenli olarak bu maskeyi uygulayarak sivilce ve siyah noktaların oluşumunu önleyebilirsiniz.

  • Yarım çay bardağı kakao,
  • 1 çorba kaşığı süt
  • 1 tatlı kaşığı bal

Hazırlanışı ve Uygulanışı

Yukarıda saydığımız bütün malzemeleri bir cam kasenin içerisinde yüzümüze sürülebilecek kıvama gelene kadar karıştırıyoruz. Hazırladığımız kakao bal maskesinin göz çevresi hariç yüz, boyun, göğüs bölgesine sürebilirsiniz. 15 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile durulamak yeterlidir. Haftada 2 yada 3 defa uygulamak yeterlidir. Etkisine hemen gösteren bu maske cildinizin daha canlı görünmesini sağlayacaktır. Eğer cildiniz kuru ise kakao ve bal maskesine az miktarda zeytin yağı ekleyebilirsiniz.