Blog

Mevsim Geçislerinde Cildimizi Nasıl Koruyabiliriz ?

Mevsim değişikliklerinde cilt savunma mekanizması yavaşlıyor

Yoğun güneş ışınlarının yanı sıra, tuzlu deniz ve klorlu havuz suyunun vücutta oluşturduğu izlere bir de mevsim geçişlerinde yaşanan hava değişimleri eklendiğinde cildin savunma mekanizması iyice yavaşlar. Bu durum ise cildin elastikiyetini sağlayan kolajen yapının deforme olmasına, hücre yenileme kapasitesinde azalmaya ve proteinlerin kaybına neden olabiliyor. Deride fiziksel değişimler yaşanabilir, sonraki süreçlerde ise cilt kanserine kadar varan tablolar oluşabilir. Bu gibi yeni oluşabilecek ciddi cilt problemlerinin önüne geçebilmek için cilt güçlendirilmelidir. Bilhassa problemli ve duyarlı cilde sahip kişiler bu mevsimde daha fazla dikkat etmelidir.

Sağlıklı bir deri için doğru cilt temizliği büyük önem taşıyor

Yaz aylarının yüksek sıcaklıklarına ve güneşin kurutan tesirlerine karşılık olarak vücut derisi bir savunma geliştirir ve aşırı terler. Bu durum da deride yağ üretiminin hızlanmasına neden olur. Eğer cilt temizliği doğru şekilde yapılmaz, cilt iyi nemlendirilmez ve yanlış kozmetik ürünler kullanılırsa deri gözenekleri kapanır ve sonraki etapta yağ butonları oluşabilir. Bu durumların önüne geçebilmek için profesyonel bir cilt temizliği şarttır. Düzenli olarak yapılacak cilt temizliği ve bakımı, derinin nem dengesinin korunmasına yardımcı olacaktır.

Cilt tipi uygun kişiler peeling işlemini tercih etmeli

Sıcaklık değişimlerinin yaşandığı mevsim geçişlerinde ısı farklılıklarına bağlı olarak cildin üst tabakasında bir kalınlaşma meydana gelebilir. Bu kalınlaşmanın önüne geçebilmek için haftada 2 kere olmak üzere peeling yapılabilir. Fakat aşırı hassas cilde sahip olan kişilere bu gibi uygulamalar önerilmez. Cildin gereken kalınlığa ulaşabilmesini ve gereksinim duyduğu nemi elde edebilmesi için çeşitli kimyasal peelingler, mezoterapi ve PRP gibi işlemler de tercih edilebilir. Fakat bu uygulamaların yalnızca uzman hekim tarafından yapılmasına çok dikkat edilmelidir.

Cilt çatlaklarına karşı nemlendirici ürünler tercih edilmeli

Mevsim geçişleri sırasında en fazla rastlanan cilt problemlerinden bir diğeri de sıcak-soğuk değişikliği nedeniyle ciltte meydana gelen çatlaklardır. Bu cilt çatlakları çoğunlukla yüz çevresinde, burun kenarında yanaklarda ve ellerde oluşur. Bu problemlerden korunabilmek için duş sırasında aşırı sıcak su kullanmamaya, sonrasında ise cildi muhakkak nemlendirmeye özen gösterilmelidir. Ayrıca banyo süresi 5-10 dakikayı geçmemelidir. Bunlarla birlikte cildi olumsuz yönde etkileyebilecek esans ve alkol içerikli sabunları kullanmamaya, aksine yağlı sabun ya da jelleri tercih etmeye dikkat edilmelidir. Bir de satın alınan temizlik ürünlerinin mutlaka 5,5 PH seviyesine sahip olup olmadığına bakılmalıdır.

Cildin nem dengesi için her gün 2 litre su içilmeli

Su, cildin nem dengesini ve esnekliğini sağlayan en önemli faktördür. Bu nedenle derideki gerekli su oranının yüzde 10’un üzerinde olması gerekir. Ciltte bulunan su miktarının azalması ise; pullanma, egzama gibi çeşitli deri hastalıklarına ve enfeksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle vücudun gereksinim duyduğu günlük sıvı ihtiyacı muhakkak karşılanmalıdır. Bu sıvı ihtiyacı için de her gün yaklaşık 2 litre kadar su tüketilmelidir. Ayrıca asitli ve kafeinli içeceklerin içiminin yanı sıra alkol ve sigara kullanımının da sınırlandırılması gerekir. Su tüketiminin dışında süt, doğal meyve suları ve bitkisel çaylar da içilebilir.

Sağlıklı cilt için bol meyve sebze tüketimi şart

Zarar görmüş cilt yapısının onarılabilmesi için sağlıklı ve dengeli beslenmek de büyük önem taşır. Bu nedenle sağlıklı bir cilt için bol bol meyve ve sebze tüketilmelidir. Ayrıca A, C ve E vitaminlerinin cilt sağlığına ciddi katkıları olduğundan bu vitaminlerin alınmasına özen gösterilmelidir. Bahsettiğimiz bu vitaminler aynı zamanda antioksidan kaynağı olmaları nedeniyle güneşin zararlı etkilerine karşı kalkan görevi de görürler. Vitaminler, ciltte meydana gelen yaraların hızlı bir iyileşme göstermesini sağlarken, yaşlanma etkilerini de geciktirir. Cildin ihtiyaç duyduğu yağ asitlerini karşılamak için ise Omega-3 ve selenyum yönünden zengin balığın yanı sıra ceviz-fındık gibi kuruyemişler; nohut, kuru fasulye benzeri baklagiller tüketilmelidir.

Her gün duş almaktan kaçının

Özellikle rüzgarlı ve soğuk sonbahar akşamlarında üzerimize ince bir hırka ya da mont giyerek, sahil kenarında ya da evimize en yakın olan avm de saatlerce arkadaşlarımızla kahve eşliğinde sohbet etmeye bayılıyoruz.

Lakin sonbaharı genellikle dışarıda geçirmemiz, cildimizin daha fazla soğuğa ve rüzgara maruz kalması anlamına geliyor. Bu durum ise cildimizde bir süre sonra çatlaklar, pullanmalar ve kepeklenmeler ile karşılaşmamıza neden oluyor.

Cildinizdeki kurumaların miktarını en az iki katına çıkarmamak adına mutlaka her gün duş almaktan kaçınmanız gerekiyor. Haftada 3 kez yani iki günde bir duş aldığınız takdirde hem saçlarınızın hem de tüm vücudunuzun daha kolay bir şekilde kurumasının önüne geçebilirsiniz.

Güneş kremi kullanmaktan vazgeçmeyin

Pek çoğumuz, ne yazık ki sonbahar hatta kış aylarında bile güneş kremi kullanmamız gerektiğini bilmiyoruz. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinin diğer mevsimlerde de tıpkı yaz aylarında olduğu gibi devam ettiğini bilmediğimiz için sıcak yaz günlerini geride bırakır bırakmaz, güneş kremi kullanmamaya başlıyoruz.

Oysaki bu durum sonbaharda cildimizde güneş lekelerinin belirmesini hatta cilt kanseri başta olmak üzere çoğu cilt sorununa yakalanmamızı beraberinde getiriyor.

Yaz mevsimi dışında diğer mevsimlerde de güneş kremi kullanmaya devam ederek, cildinizi koruyabilir ve cilt bakımınızı eksiksiz bir şekilde tamamlayabilirsiniz.

Sonbaharda cilt bakımı nasıl yapılır? sorusunu kısaca yanıtlamaya çalıştıktan sonra sonbaharda cildinize uygulayabileceğiniz en etkili maske tariflerine de kısaca değinmek istiyoruz.

 

 

Paylaş & Print

İlk Yorum Yapan Siz Olun

    Cevap Yaz