Blog Arşivi: Uncategorized

TÜRK KAHVESİNİN YARARLARI

  • Türk kahvesi siroz hastalığına iyi gelir.
  • Türk kahvesinin antioksidan özelliğinin olması cildin yaşlanmasını geciktirir.
  • Kemikleri kuvvetlendirir yalnız yaşlıların aşırı şekilde kullanması kemik sağlığı için zararlıdır
  • Türk kahvesinin astım hastalığına iyi geldiği söylenmektedir, antioksidan özelliğinden dolayı solunum yolu iltihaplarını giderir, bronşları açar.
  • Kan basıncını düzenler.
  • Diyabet hastalığına yakalanma riskini azaltır.
  • Depresyon, stres ve sinirsel hastalıklara karşı etkilidir, sinirleri yatıştırıcı özelliği vardır.
  • Türk kahvesi baş ağrılarını giderir.
  • Solunum yollarını açar.
  • Cilt sağlığını korur.
  • Karaciğer hastalıklarına ve karaciğer yağlanmasına karşı korur.
  • Alzheimer hastalığının önüne geçer.
  • Spordan yarım saat önce içilen Türk kahvesi yağları yakmayı kolaylaştırıyor.
  • Sindirim sistemini düzenler.
  • Türk kahvesi hafızayı güçlendirir.

 

Aşırı tüketilmediği takdirde bir zararı yoktur. Ancak aşırı tüketim sonucu bazı sorunlara sebep olabilir ayrıca bazı hastalıklar ile mücadele eden kişilerin doktorlarına danıştıktan sonra tüketmeleri tavsiye edilir.

  • Aşırı Türk kahvesi tüketimi kalp ritmini olumsuz yönde etkileyebilir, kalp çarpıntılarına neden olabilir. Kalp hastaları sınırlı tüketmelidirler.
  • Türk kahvesi tansiyon hastaları için bir risk oluşturabilir. Kahvelerin genel anlamda tansiyonu yükselttiğine inanılır.
  • Kahve ülser hastaları için faydalı olmayabilir. Mide asitlerinde olumsuz yönde denge sağlayabilir.
  • Migrenden kaynaklanan baş ağrılarını arttırabilir. Migren ağrılarını tetikleyebilir.
  • Türk kahvesi vitamin ve mineral kaybına neden olabilir. Bu yüzden yüksek miktarda tüketmekten kaçınılmalıdır.

 

 

DAHA HIZLI YAŞLANMANIZA NEDEN OLACAK KÖTÜ ALIŞKANLIKLAR

1. Çok Fazla Makyaj Yapmak

Tüm kadınlar daha güzel görünmek için makyaj yapar. Pek çok insan çok fazla makyaj yapmanın cilt sağlığı açısından olumsuz sonuçlar yaratabileceğini görmezden gelir.

Bu ürünlerden arta kalanlar gözeneklerde birikir ve pek çok kusurun ortaya çıkmasına yol açar. Daha da fazlası gözeneklerin dolmasına ve tıkanmasına yol açtıkları için oksijenin düzgün bir şekilde dokulara ulaşmasına izin vermezler.

2. Sigara İçmek

Sigara solunum sisteminin sağlığını etkileyen ve cildin daha erken bozulmasına neden olan kimyasallarla doludur. Toksinler hücresel oksijenlenme sürecini etkilerler ve dokuların yenilenmesine engel olurlar.

Öte yandan yeterince su içilmemesine sebep olurlar. Bu yüzden çok fazla sigara içmek cildi kurutup zayıflatabilir. Bu da yaşınız genç bile olsa kırışıklıkların ve kızarıklıkların ortaya çıkmasını hızlandırır.

3. Çok Az Uyumak

Kötü kaliteli uykular uyumak cildinizin sağlığında gözle görülebilir ölçüde önemli negatif sonuçlar yaratabilir. Uyurken cilt dokunuza yapılan saldırıların azalmasına yardım eden süreçler aktiftir. Günde 7 saatten az uyumak dolaşımı etkiler. Erkenden kırışıklıkların, göz torbalarının çıkmasında ve cildin sarkmasında da payı vardır.

4. Kötü Beslenmek

Sizi en hızlı yaşlandıran kötü alışkanlıklardan biri de budur. Yiyeceklerden aldığınız besinler sağlıklı ve genç bir cilt için vazgeçilmezdir. Bu yüzden doğru bir şekilde beslenmiyorsanız cildinizde kusurların oluşma ihtimali artar.

Aşırı yağ ve şeker tüketmek ve işlem görmüş gıdaları yoğun bir şekilde tercih etmek kolajen üretimini etkiler, yaşlanmayı hızlandıran elastin maddesinin üretimini artırır. Maalesef pek çok gıda ürünü yoğun oranda toksin ve zararlı kimyasal içerir. Bu ürünleri tüketmek kan dolaşımını etkiler ve oksijen alımını engeller.

5. Hareketsiz Bir Yaşam Tarzı

Hareketsiz bir yaşam sürmenin sağlık açısından doğurabileceği pek çok sonuç vardır. Pek çok insanın bilmediği şey bu tür bir yaşam tarzının cildi de bir şekilde olumsuz yönde etkilediğidir.

Daha kaslı bir vücuda sahip olabilmek için egzersiz yapmanız gerekiyor. Eğer her gün egzersiz yaparsanız yaşlanmayı hızlandıran toksinleri vücudunuzdan atabilirsiniz.

6.Yanlış Ürün Kullanmak: Cildin sağlıklı ve güzel görünmesini sağlayan, yaşlanma belirtilerinin daha geç ortaya çıkmasına katkıda bulunan pek çok ürün mevcut. Ancak bu ürünlerin etkili olabilmeleri için cilt tipinize uygun olanlarını seçmeniz ve doğru şekilde kullanmanız çok önemli. Aksi halde ciltte tahriş, hassasiyet, kızarıklık ve kırışıklar gibi pek çok sorun gelişebiliyor. Aynı şekilde hatalı ve kalitesiz makyaj ürünleri de cilde zarar verebiliyor, siyah nokta ile akne oluşumunu tetikleyebiliyor, kırışıklara neden olabiliyor.

 

7. Çok Fazla Rutine Bağlamak

Rutine çok fazla bağlanmak da bizi daha hızlı yaşlandıran bir diğer alışkanlıktır. Her şeyi bitirmiş gibi hissediyorsak, hiçbir şey bizi şaşırtmıyorsa ve günü her zamanki gibi başlayıp bitiriyorsak, dışta ve içte yaşlanmaya başlamışız demektir.

Sinemaya, tiyatroya, müzelere gidin, faaliyette bulunun, kendinize değer katın. Daha canlı, daha aktif ve kesinlikle daha genç hissedeceksiniz. Heyecanınızı ve öğrenme arzunuzu korursanız, kendinizin ve etrafınızdaki her şeyin nasıl daha genç göründüğünü fark edeceksiniz.

 

 

ELMA SİRKESİNİN FAYDALARI

 

– Sebze ve meyveler, mikroplardan temizlemek için, sirkeli su ile yıkanır.

– Yorgunluk ve uykusuzluk için yatmadan önce sirkeli su içilir.

– Su ile kaynatılıp buharına durulursa; baş ağrısı, astım ve cilt lekelerine faydalıdır.

– Bal karıştırılmış sirkeli su her gün içilirse, düzenli kilo verilebilir.

– Mide üzerine sirkeli bez konulursa, bulantı ve kusmayı önler.

– Sirkeli bez, varislere de oldukça faydalıdır.

– Sirke, orta dereceli yanıklarda da kullanılır.

– Nasırların ve sertliklerin üzerine sirkeyle ıslatılmış ekmek konulur.

– Kepekli ve mat saçlar için durulama suyuna sirke ilave edilir.

– Cildi yumuşatmak, parlatmak için banyo suyuna bir miktar sirke katılır.

Ev Temizliğinde Kullanılır: Özellikle yüzeyleri parlatarak leke bırakmaz. Bir bardak suyun içine yarım çay bardağı kadar elma sirkesi dökün. Hazırlanan bu su ile mutfak yüzeyleri, mikrodalga fırın, pencere ve aynalarınızı silin. Elma sirkesi ile yüzeylerde iz kalmaz ve silinen yüzeyler parlar.

Kötü Kokularla Savaşır: Özellikle evin içindeki sigara dumanı gibi kokuları yok etmek için kullanılabilir. Bu etkisi için bir kasenin içine elma sirkesi dökün. Odanın bir köşesine koyun ve kaseyi orada bekletin. Zamanla odadaki kötü kokuların yok olduğunu fark edeceksiniz.

Siğillerin İyileşmesini Sağlar: Bir parça pamuğun üzerine elma sirkesi dökün. Pamuğun siğilin üzerine koyarak sabaha kadar bekleyin. Bir hafta yada 10 gün içinde siğilin yok olmaya başladığını görebilirsiniz.

Sindirim Sistemini Düzenler: Yenilen yemeklerin daha rahat sindirilmesine yardım eder. Bu sayede kabızlığa iyi gelir. Şişkinlik ve hazımsızlığı önler. Bağırsakları rahatlatır.

Kanser Hücreleriyle Savaşmaya Yardımcı Olur: Sağlıklı bir bünye sahibi olmak için vücudumuzun bir miktar alkali pH ihtiyacı vardır. Elma sirkesi kanser gibi hastalıkların ortaya çıkmasını önlemek için vücutta alkalinite miktarını arttırır.Bu vücudumuzda bulunan bazı toksinlerin giderilmesine yardımcı olur. Böylece vücut daha sağlıklı hale gelir ve özellikle kansere neden olan sebepler minimize edilmiş olur. Bunun yanında elma sirkesi kanser hücrelerinin yayılma hızını yavaşlatır.

Burun tıkanıklığını azaltır

Elma sirkesinin antibiyotik özelliği, enfeksiyon kapma riskini azaltmaya yardımcı olur. Aynı zamanda mukus miktarını azaltır ve sinüsleri temizler; böylece tıkanmasını engeller.

Eğer her gün 1 yemek kaşığı elma sirkesi içmek istemiyorsanız, en azından grip olduğunuz zamanlarda içmeyi deneyebilirsiniz.

Genellikle 10 gün boyunca içmek sorunu ortadan kaldırmanıza yeterli olacaktır.

Aynı şekilde boğaz ağrınız ya da iltihapla ilgili şikayetleriniz varsa elma sirkesi bu sorunları ortadan kaldırmanıza yardımcı olacaktır.

 

Sebze Ve Meyvelerin Kabuklarını Çöpe Atmadan Bir Kez Daha Düşünün !

– Karpuz kabuğu ile ciltteki akneleri temizleyebilirsiniz.

-Ciltte oluşan kızarıklık ve akneler için doğrudan iç kısmı cilde uygulanan muz kabukları kaşıntılar için de kullanılıyor. Siz, siz olun, muzu yedikten sonra kabuğunu öylece çöpe atmayın. Önce bir cildinizde gezdirin, zamanla işe yaradığını göreceksiniz.

-Avakado kabuğu ile cildinizi nemlendirebilirsiniz.

-Salatadan lahmacuna, limonun girip de güzelleştirmediği şey az. Siz de eğer limonu sadece suyu için kullananlardansanız bu güzelim meyvenin kabuğunun yapabildiklerini duyunca çöpe attığınız limon kabuklarına üzüleceksiniz. Limon kabuklarını yemeklere ve tatlılara tat vermek için rendelemenin yanı sıra kesme tahtası ve balık tavası gibi mutfak malzemelerinin temizliğinde de kullanabilirsiniz. Çaydanlık, kahve makinesi gibi demleme ürünlerindeki lekeleri de limon kabuğuyla ovarak çıkartabilirsiniz.

-Greyfurt kabukları ile cildinize tonik etkisi yapabilirsiniz.

-Portakal kabuğu ile kötü kokulardan kurtulabilirsiniz. Aynı zamanda böcek ve sivrisinekleri de evinizden uzak tutabilirsiniz.

-İnsanlığın başlangıcından beri hayatımızda büyük rol oynayan elmanın elbette kabuğu da faydalı olacaktı. Bu güzelim meyveyi ister kütür kütür yeyin, ister suyunu sıkın ama kabuklarını asla atmayın. Elma kabuklarını kurutarak bu mevsim geçişlerinde çok iyi gidecek çaylar demleyebilir ya da taze kabukları yüzünüze sürerek göz çevresinde oluşan morlukları giderebilirsiniz.

-Nar üzerine yapılan araştırmalar, narın en değerli yerinin kabuğu olduğunu gösteriyor. İçinde bulunan ellagik asit sayesinde birçok kanser türü dahil önemli hastalıklara iyi gelen nar kabuklarını güneşte kurutup çayını yapabilir ya da toz haline getirerek salata ve yemeklerinize katabilirsiniz.

Sadece narın dillere destan rengine sahip tişörtler istiyorsanız da eğlenceye hoş geldiniz. Nar kabuklarını bir miktar su ile kaynatıp biraz beklettikten sonra tişörtünüzü ya da nar rengi olmasını istediğiniz kumaştan ürünlerinizi suyun içine atarak bu renge kolayca ulaşabilirsiniz.

-Armutun kendisi faydasız demiyoruz ama kabuğunun içerdiği vitamin ve besin konsantrasyonu, kendi içerdiğinden daha fazla.

Armut kabuğu, kanser hücrelerinin büyümesini engellediği gibi sahip olduğu güçlü antioksidanlarla vücudunuza iyi gelecek meyve kabuklarındandır. Siz iyisi mi armutları soymadan yiyin.

-En favori yiyeceklerden olan patatesi sevmeyen sanırız yoktur. Kızartmasından yemeğine bir çok sofranın assolisti olan patatesin kabukları da kendisi gibi kullanışlı.

Taze soyulmuş patates kabuklarını yüzünüze sürerek göz altı torbalarınızı indirebileceğiniz gibi, çeşitli yemeklerde de kullanabilirsiniz.

-Tüylü ve tüysüz tüm şeftali türlerinin kabuklarını doğru değerlendirerek fayda sağlayabilirsiniz. Yüze sürüldüğünde toksinlerden arınmanızı sağlayan şeftali kabuklarını, günlük cilt bakımı için de kullanabilirsiniz. Çünkü bu kabukların bol miktarda içerdiği potasyum ve A vitamini daha parlak bir cilt verir ve nem miktarını korur.

-Dolaplarınızda naftalin kokusu yerine rutubeti ve kötü kokuyu gidermek için portakal kabuğu kullanabilirsiniz.

-Sebze ve eti soğan, sarımsak kabuklarıyla pişirerek; daha besleyici öğünler elde edebilirsiniz.

-Evde yaptığınız ekmeğe havuç rendesi ekleyerek daha lezzetli olmayı sağlayabilirsiniz.

 

 

 

DOĞAL AĞRI KESİCİLER NELERDİR?

ZEYTİNYAĞI

Lezzetli olmasının yanı sıra doğanın bize verdiği, pek çok ağrıya ve duruma iyi gelen bir ilaçtır. Saf sızma zeytinyağı kullanmanızı öneririz. Bu marketlerde satılanlardan daha sağlıklıdır.

Araştırmalar, zeytinyağının ağrıyı azaltabilme özelliğiyle bir ilaç işlevi görebileceğini göstermiştir. Bu doğal bir tedavi sağlar ve aynı zamanda (bu tür kimyasal ilaçları sürekli olarak alan insanlarda) kan pıhtısı oluşumu, Alzheimer hastalığına veya kansere neden olma konusunda daha az sağlık riski taşır.

BALIK YAĞI:

Omega-3 yağ asitleri içermesi nedeniyle balık yağı yoğun ağrıya neden olan ve ayrıca artritin nedenlerinden biri olan lökotrien ve sitokin gibi inflamatuar kimyasal maddelerin üretimini bloke edebilir.

ÜZÜM:

Günümüzde bilgisayar kullanımı veya televizyon karşısında doğru oturmama sonucu sıkça görülen sırt ağrılarını tedavi etmeye yardımcı olur.Üzümün anti-inflamatuar özellikleri bel bölgesindeki kan akışını arttırır ve böylece ağırları azaltır.

 

YULAF:

Yulaf vücudunuz açısından faydalı pek çok özelliğe sahiptir. Bu nedenle yulafı kahvaltıda sütle, portakal suyuyla ve yoğurtla birlikte tüketmenizi öneririz.

 

SARIMSAK:

Sarımsak adeta bin bir özelliğe sahiptir ve ağrı kesici özelliği bunlardan sadece bir tanesidir. Bu, artrit kaynaklı eklem ağırlarına iyi gelmektedir. Sarımsaktan tam anlamıyla faydalanabilmek için, bir diş sarımsağı soyun ve onu bir çorba kaşığı yağda ısıtın. Bu, artrit kaynaklı eklem ağırlarına iyi gelmektedir. Sarımsaktan tam anlamıyla faydalanabilmek için, bir diş sarımsağı soyun ve onu bir çorba kaşığı yağda ısıtın. Bunu ağrıyı hissettiğiniz bölgeye uygulayın ve etkisini göstermesini bekleyin. Ağrının derhal hafiflediğini ve rahatsızlığın elimine edilmeye başladığını fark edeceksiniz.Sarımsağı ayrıca diş ağrısını tedavi etmek için de kullanabilirsiniz. Bunun için üç diş sarımsağı ezin ve bunu bir miktar tuzla karıştırın. Bunu sizi rahatsız eden dişe uygulayın ve birkaç dakika bu şekilde durmasına izin verin. Bunun üreteceği salya ve sarımsağın saldığı sıvı diş ağrınızı (en kötüsünü bile) kısa sürede geçirecektir.

ELMA SİRKESİ:

Bu sirke, salatada kullanılmasının yanında mükemmel bir ağrıkesicidir. Bu sirkenin tüm vücutta dolaşan alkalin etkileri mevcuttur. Elma sirkesi, midenin üst kısmındaki asidite ve inflamasyonu hafifletmektedir. Bunun faydalarından yararlanmak için bir çorba kaşığı sirkeyi bir fincan suyla karıştırın. Bunu asit reflüsü deneyimlediğinizde içerseniz mükemmel sonuçlar alırsınız.

PAPATYA :

Papatya çayı kaslardaki inflamasyonu azaltmanın yanı sıra sinirleri yatıştırmada da oldukça etkilidir. Bu, vücudunuz için faydalı bolca özelliğe sahiptir. Papatya, sırt, boyun ve bel ağrılarınızı hafifletmeye yardımcı olur.

 

 

 

 

Kabak Çekirdeği Hangi Hastalıklara İyi Geliyor ?

KABAK ÇEKİRDEĞİ

 

Yüksek oranda magnezyum, bakır, demir ve çinko deposu, manganez besin değerleri içeren Kabak Çekirdeği, aynı zamanda K vitamini, E vitamini, B2 vitamini gibi vitamin açısından da zengindir.

Kabak çekirdeği, beyin sağlığı için çok önemlidir. Bir avuç kabak çekirdeği günlük çinko ihtiyacını karşılarken hafızayı güçlendirmeye de yardımcı olur.

Kabak çekirdeği, kalbin sağlıklı olarak kalmasını sağlayacak iyi bir antioksidan, çinko, magnezyum ve yağ asitleri kaynağıdır.

Saç için mucizevi bir besin kaynağıdır. Saçlara parlaklık kazandırır. Saçların güçlenmesine yardımcı olur.

Yüksek miktarda çinko içeren kabak çekirdeği, bağışıklık sistemini güçlendirir ve virüslerin vücudunuza girmesini önleyerek soğuk algınlığı gibi hastalıkların önüne geçer.

İçeriğindeki çinko sayesinde özellikle kemik erimesine karşı koruma sağlar.

İçerdiği A vitamini sayesinde cildin hasarlı olan doku ve hücrelerini onarır.

Amino asit bakımından zengin olan kabak çekirdeği uyku düzenin de fayda sağlayıp kaliteli uyku çekmek adına yararlıdır.

Antioksidan, sağlıklı lifler ve yağlar içeren kabak çekirdeği karaciğeri koruyarak güçlenmesini sağlamaktadır.

Kabak Çekirdeği, vücuttaki iskelet ve diş yapısını korumaya yardımcı olmaktadır. Kabak Çekirdeği kemiklerin güçlü kalmasında önemli rol oynar.

Kabak çekirdeği, protein ve lif bakımından oldukça zengindir. Bu özelliğiyle kilo vermenize yardımcı olur.

 

KABAK ÇEKİRDEĞİ HANGİ HASTALIKLARA İYİ GELİR?

Kabak çekirdeği uyku sorunlarının giderilmesi, göz ve cilt hastalıklarından korunabilmek açısından önemli bir mineraldir.

Kalp ritminin korunması ve tansiyonun düzelmesi gibi metabolik rahatsızlıklar üzerinde olumlu etkileri görülmektedir.

Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyon hastalıklardan korunmaya yardımcı olmaktadır.

Bağırsak ve kan damarlarının fonksiyonlarının iyileşmesine sağlamaktadır.

Kabak Çekirdeğinin içerisinde barındırdığı besin maddeleri sayesinde stres ve depresyona iyi geldiği saptanmıştır.

Kabak Çekirdeği, kalp krizi ve felç gibi hastalıkları da önleyici özelliği bulunmaktadır.

Kabak çekirdeğinin içindeki lignanin maddesi göğüs kanserinin önlenmesinde etkili bir rol oynar. Ayrıca meme, mide, akciğer, prostat ve kolon kanseri gibi kanser türlerine karşı da koruma sağladığı belirtilmiştir.

Kabak Çekirdeği vücuttaki iltihaplanmalara karşı mücadele eder. Hücreleri zararlı serbest radikallere karşı korumada kalkan görevi görür. Bu sayede vücudu hastalıklara karşı korumaktadır.

Yüksek oranda lif içermesi sayesinde şeker hastalığı, kalp hastalığı, obezite gibi hastalıkları yakalanma oranını azaltmaktadır.

Kabak Çekirdeği bağırsaklardaki parazitleri yok etmekte ve böbrek taşı oluşumunu engellemektedir.

KABAK ÇEKİRDEĞİNİN ZARARLARI NELERDİR?

Kalori bakımından yüksek olduğu için sağlıklı beslenen kişilerin dikkatli tüketmeleri öneriliyor.

Kabak çekirdeği aşırı ve bilinçsiz tüketildiği zaman kişilerde kilo sorununa neden olabiliyor.

Aşırı tüketilmesi halinde kişilerde ishal gibi sorunlara yol açabiliyor.

Özellikle cilt sorunu yaşayan kişilerin kabak çekirdeğini tüketirken dikkatli olmaları gerekiyor. Aksi halde ciltte sivilce gibi olumsuzluklara neden olabiliyor.

Mide rahatsızlığı çeken kişiler kabak çekirdeğini günde bir tutamdan fazla tüketmemeleri öneriliyor.

Muz Kabuğunun Cilde Faydaları

Muz kabuğunun faydaları nelerdir?

•Antioksidan özelliğiyle vücudu temizler.
•Sivilcelere iyi gelir. Muz kabuğuyla yüzünüzü 5 dakika boyunca masaj yaparak ovmak sivilceleri söndürmeye yardımcı olur. Doğal antibiyotiktir.
•Muz kabuğu cildi nemli tutar. Cildi pürüzsüzleştirerek sağlıklı bir görüntü oluşturur.
•Eğer muz kabuğunu başınızın ağrıyan kısmına koyup bekletirseniz, ağrınızı azaltır.
•Sivrisinek veya böcek ısırıklarına iyi gelir. Isırıkların üzerinde bekletilmelidir.
•Göz kapaklarınıza koyup bekletirseniz gözlerinizi zararlı ışınlardan korur ve göz sağlığınızı iyi yönde etkiler.

 

Muzun faydaları nelerdir?

•Muz sindirime yararlıdır. Sindirim bozukluklarını düzeltir. Lif açısından oldukça zengindir ve kabızlığa iyi gelir.
•Potasyum açısından zengin olan muz, böbrekler için de faydalıdır.
•Muz, kalp sağlığı için oldukça önemlidir. Kan basıncını dengeler ve kalp kaslarını güçlendirir.
•Yüksek potasyum ve düşük tuz içeren muz, tansiyona iyi gelir.
•Saçları güçlendirir, kırılmasını önler.

 


•Tok tutucu özelliği olan muz, sık sık yemek yemeyi azaltır.
•Enerji verir.
•Cilt rahatsızlıklarını gidermede yardımcıdır. Siyah noktaları ve akneleri azaltır.
•Muz kansere yakalanma riskini azaltır.
•A, C ve E vitaminlerini içerdiği için göz sağlığına faydalıdır.
•Muz kalsiyum içerir; böylelikle kemikleri güçlendirmede yardımcıdır.
•Kas ağrılarına ve kramplarına iyi gelir.
•Mideyi korur ve reflü gibi mide rahatsızlıklarına iyi gelir.
•Muz böbrek kanseri riskini azaltır.

Milli İçeceğimiz Çay ‘ın Saymakla Bitmeyen Faydaları

Gün içinde en çok tükettiğimiz içeceklerin başında gelen vazgeçilmezimiz siyah çayın bilinmeyenlerini ve sağlığa faydalarını, Diyetisyen Sanem Apa Doğan şu şekilde anlattı:
1. Daha iyi çalışan kalp: 2009 yılında yapılmış bir çalışmada günde 3 – 4 fincan siyah çay içen kişilerde; çevresel etkenlerle birlikte değerlendirildiğinde, inme riskini günde 1 fincan içenlere göre % 21 oranında azalttığını göstermiştir. Harvard’ta yapılan başka bir çalışma ise kalp krizi riskini % 44 oranında azaltabileceğini göstermiştir. Kötü kolesterol dediğimiz LDL kolesterol seviyesini ise % 11 oranında düşürebilir.
2. Kansere karşı koruyucu: Yapılan çalışmalar siyah çay tüketimi ile alınan polifenol ve kateşinlerin bazı kanser türlerinin oluşumuna karşı koruyucu etki yarattığını göstermiştir. Örneğin düzenli olarak günde 2- 3 fincan siyah çay içen kadınlarda meme ve over (yumurtalık) kanseri oluşumunun azaldığı tespit edilmiştir. Ayrıca akciğer kanseri gelişimini de azaltabilir.
3. Sağlıklı kemikler: Siyah çayda bulunan fitokimyasallar ile düzenli tüketim sağlandığında güçlü kemikleri destekler, kemik yoğunluğuna katkıda bulunur, osteoporoz ve artrit riskini azaltır.
4. Diyabet riskini azaltır: Özellikle Akdeniz Bölgesi’nde yaşayan yaşlı bireyler ile yapılmış çalışmalar da düzenli olarak günde 1- 2 fincan siyah çay tüketimi yapıldığında, Tip 2 diyabet oluşumunun % 70 oranında düşürülebildiği ihtimali üzerinde durulmuştur.
5. Ağız Sağlığı: Yapılan çalışmalar siyah çayın plak oluşumunu azalttığı ve çürük oluşumuna neden olan bakteri gelişimini kısıtladığı üzerinde duruyor. Siyah çayda bulunan polifenoller, ağız boşluğunda bulunan bakterilerin diş plak oluşumunu ve yapışkanlık tadına neden olan enzimlerin gelişimini engelliyor.
6. Ağırlık denetimi sağlar: Özellikle karın çevresi yağlanmasını azaltırken, yağ yakımını ve ağırlık kaybını destekleyici etki gösterir.
7. Antioksidanlar: Polifenol içeriği yüksek olan siyah çay, DNA hasarını engelleme ile ilişkilidir. Tütün ve diğer toksin maddelerden kaynaklı olarak oluşan bu DNA hasarı için özellikle meyve ve sebzelerle desteklenmiş bir diyette siyah çayın yeri mutlaka olmalıdır. Açık ve limon ilave edilerek içilen çay ile antioksidan alım kapasitenizi arttırmanız kolaylaşır.
8. Stresi azaltır: Siyah çayda bulunan L- theanine rahatlama ve uzun süreli daha iyi konsantrasyon sağladığı çalışmaların ortak sonuçlarıdır. Gün içerisinde ortalama 2- 3 fincan siyah çay tüketildiğinde stres hormonu olan kortizol seviyesinin düştüğü gözlemlenmiştir.
9. Güçlü bağışıklık sistemi: Siyah çay, içeriğindeki alkylamine antijenleri ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Siyah çay virüsler ile savaşır. Bu da sizin bağışıklık sisteminiz için koruyucu kalkan olur.
10. Düzenli sindirim sistemi: Bağışıklık sistemini geliştirmeye ek olarak siyah çayda bulunan tanenler aynı zamanda mide ve bağırsak hastalıkları üzerinde iyileştirici etki sağlar ve sindirim sistemi aktivitesinin azalmasına yardımcı olur.
11. Enerji arttırır: Yüksek kafein içeriği olan diğer içeceklere göre siyah çayda bulunan düşük kafein oranı kan akışına yardımcı olurken, beyin fonksiyonlarını da güçlendirir. Ayrıca metabolizma ve solunum sistemiyle kalp ve böbrekleri de uyarır.
12. Mutluluk faktörü: Doğru şekilde toplanmış ve kurutulmuş çay yapraklarından elde edilen siyah çayı demlediğinizde size mutluluk vermez mi? Hem de bunu tüm vücut fonksiyonlarını korurken yaparsa. Bu nedenle doğru şekilde toplanmış, doğru markaları tercih etmeli.

Siyah çay içerken dikkat! Siyah çayın yan etkileri

  • Güvenilir şekilde toplanmış, kurutulmuş ve paketlenmiş siyah çayı tercih etmelisiniz.
  • Koyu ve bayat çayları içmeyiniz.
  • Demir eksikliği olan kişilerde çay özellikle yemeklerden hemen sonra içilmemeli en az 30 dakika beklenmelidir.
  • Yaşlılar, çocuklar ve hamileler açık şekilde mümkünse limonlu çay içmeyi tercih etmelidirler.
  • Doğru beslenme alışkanlıkları içinde gün içerisinde 3- 5 fincan siyah çay içebilirsiniz.
  • aşırı çay içmek demir eksikliğine bağlı anemiyi arttırabilir
  • Aşırı siyah çay içmek çarpıntıya neden olabilir
  • Bazı durumlarda kanın pıhtılaşmasını yavaşlatabilir
  • Hipertansiyonu olan kişilerde sorunlar yaratabilir.

Çekirdek Çitlemenin Faydaları

ÇEKİRDEĞİN FAYDALARI NELERDİR?

– Strese karşı oldukça etkili ve doğal bir tedavi seçeneğidir.

– Anksiyete ile mücadele eden kişiler tarafından düzenli olarak tüketilmesi tavsiye edilir.

– Depresyona iyi gelir ve doğal bir antidepresan yerine geçebilir.

– Unutkanlığı giderir ve hafızayı güçlendirici etkileri ile bilinir.

– Tok tutucu özelliğe sahiptir. Bu nedenle yüksek kalorili atıştırmalıklardan ziyade sağlıklı ve doyurucu bir ara öğün olarak tüketilebilir.

– Her gün bir avuç tüketilmesi, bir kişinin günlük olarak alması gereken birçok besin değerini rahatlıkla karşılayabilmektedir.

– B1, B5, folik asit ve E vitamini içeriği ile söz konusu vitaminleri vücuda alabilmek için tercih edilebilecek en doğal seçeneklerden birisidir.

– Hem kalbi hem de kardiyovasküler sistemi koruma özelliğine sahiptir.

– Panik bozukluk rahatsızlığından muzdarip olan kişilere doktorlar tarafından da tavsiye edilir.

– Beyin fonksiyonlarını güçlendirir.

– Kan basıncını düzenler ve dolaşım sistemine destek olur.

– Zengin oranda magnezyum içeriği sayesinde özellikle bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve bu sayede kişilerin çeşitli hastalıklara karşı direnç kazanmalarına olanak verir.

– Sinir sistemini düzenler.

– Alzheimer hastalığında tamamen doğal bir yardımcı tedavi olarak tüketilebilir.

– Duygu durumunu düzenler ve kişilerin kendilerini çok daha rahat hissedebilmelerine imkan verir.

– Kan şekeri seviyesini düzenleme özelliğine sahiptir.

– Protein sentezine destek olur.

– Tiroit bezlerinin daha düzenli şekilde çalışmalarını sağlar.

– Tırnak yataklarında beyazlaşma görülen kişilerin her gün 1 avuç tüketmesi yaşanan sorunu kısa sürede giderir.

ÇEKİRDEĞİN ZARARLARI NELERDİR?

Ay çekirdeğinin faydalarından söz ederken zararlarını da göz ardı etmemek gerekir. Zira özellikle aşırı miktarda tüketildiği takdirde özellikle sivilceye müsait olan ciltlerde olumsuz anlamda etki gösterebileceği bilinmektedir. Cilt yapısını bozabilecek ve cildin aşırı yağlanmasına neden olabilecek olan ay çekirdeği bu nedenle günde en fazla 1 avuç olacak şekilde tüketilmelidir. Bunun yanı sıra tuz oranının yüksek olması, yüksek tansiyon problemi yaşayan kişilerin de yine ay çekirdeğini dikkatli tüketmelerini gerektirmektedir. Son olarak ay çekirdeğinin çok tüketilmesinin bazı ağız içi sorunlara sebebiyet verebileceği de unutulmamalı ve ağız içerisinde yanma ya da dudak kenarlarında acı hissi yaşamamak için tüketim esnasında abartıya kaçılmamalıdır.

Yoğurt Suyunun Faydaları

  • Yoğurt suyu B2 vitamini bakımından zengindir. B2 Vitamini ise vücudumuzun karbonhidrat, yağ ve proteinlerden daha fazla faydalanmasına yardımcı olur.
  • Yoğurt suyunun içerisindeki bakteriler anti kanserojen etkiye sahiptir ve bu sebeple yoğurt suyu tüketimi kanser hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur.
  • Yoğurt suyunun içerisinde yer alan probiyotikler ise kötü huylu tümörlerin gelişiminin önlenmesine yardımcı olur.

  • Çocuklardaki büyüme geriliğinin nedenlerinden bir tanesi olan B2 Vitamini eksikliği, yoğurt suyu tüketimi ile önlenebilir. Böylece çocukların hem zihinsel hem fiziksel gelişimleri düzgün bir şekilde gerçekleşir. Elbette kullanım öncesi çocuğunuzun doktoruna danışmanız gerekir.
  • İçeriğindeki kalsiyum ve potasyum sayesinde dişlerin ve kemiklerin oluşumuna olumlu etki eder.
  • Yoğurt suyunun kadınlardaki istenmeyen tüylerin bitkisel çözümünde de kullanılabileceği söylenmektedir.
  • Yoğurt suyunun bir diğer faydası böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olmasıdır. Böbrek kumu ya da ufak çaplı böbrek taşı problemi yaşayanların yoğurt suyu tüketmesi önerilir. Bu suyun bileşenleri böbrek taşlarını eriterek zararsız parçalar halinde, idrarla vücuttan atılmalarına yardımcı olur.
  • Yoğurt suyunun cilde de çeşitli faydaları olduğu bilinmektedir. Bu faydaların arasında cilt sivilcelerini ve lekelerini tedavi etmesi, cildi beslemesi yer alır. Bu sebeple yoğurt suyunu diğer bitkisel maskelerinizle beraber kullanabilir ve cildinizi güzelleştirmesine izin verebilirsiniz.

  • Yoğurt suyu hem uzun süre tok tutması hem de çok az kalori içermesi sebebiyle diyetlerde rahatlıkla kullanılabilir. Ayrıca vitamin ve mineral bakımından zengin olması sebebiyle de yaptığınız diyetin vücudunuzu yıpratmasına engel olur.
  • Yoğurt suyunun tiroid bezlerinin çalışmasına ve guatr rahatsızlığının önlenmesine yardımcı olduğu iddia edilir.
  • Yoğurt suyu tüketimi vücuttaki zararlı toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  • Yoğurt suyunun diyabet hastalarında şekeri düşürdüğü iddia edilir.
  • Kabızlığa karşı yoğurt suyu kürü uygulanabilir. Bunun için 1 hafta ya da 10 gün boyunca, günde 2 kez az miktarda tüketilmelidir. Özellikle uzun antibiyotik tüketimi sonrası bağırsak florasını dengelemek için kullanılabilir. Bu kürün bağırsaklardan kaynaklanan sindirim problemlerine de iyi geldiği söylenir.
  • Yoğurt suyu sinüzit için de kullanılabilir. 1 bardak öğleden önce, 1 bardak öğleden sonra yaklaşık 1 çay bardağı yoğurt suyu tüketimi ile beraber üçüncü dördüncü günden itibaren burun akmaya başlar.

Yoğurt Suyu Hakkında Bilmeniz Gerekenler Nelerdir?

  • 100 ml yoğurt suyu sadece 20 kaloridir. Bu sebeple de yukarıda da belirttiğimiz gibi diyet yapan kişiler tarafından rahatlıkla tüketilebilir.
  • Yoğurt suyunu ayrana ya da çorbaya karıştırarak tüketebilir, yemeklerin, keklerin ya da kurabiyelerin yapımında kullanabilirsiniz.
  • Yoğurt suyu A, B12, B2, B6 ve D Vitaminlerini içerir.
  • Yoğurt suyunun içerisinde bol miktarda bulunan B2 Vitamininin eksikliği durumunda ağız ve göz kenarlarında yaralara ya da çatlamalara rastlanabilir.
  • Elbette en güzeli marketten satın almaktansa, evde kendi yoğurdunuzu hazırlamaktır. Evde yoğurt yapmak ise sandığınız kadar zor değildir. Kolay yoğurt yapımı için yazımızın sonunda yer alan videoya göz atabilirsiniz. Tabii ki yoğurdunuzu bu videodaki gibi hazırlamak zorunda değilsiniz, bu videoyu sizlerle paylaşmamızın nedeni sadece size fikir vermek.
  • Yukarıda yer alan faydalar kesinlikle tanı ya da tedavi için kullanılmamalıdır. Herhangi bir sağlık problemi ile karşılaşmanız durumunda yapmanız gereken hekime görünmektir. Aynı şekilde, bir rahatsızlığınız varsa ve bunun için yoğurt suyu kullanmak istiyorsanız da yine hekiminize danışmadan hareket etmemeniz gerekmektedir.